KKTC Özel

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 40’ıncı yıl dönümü tören ve etkinliklerine katılmak üzere KKTC’ye resmî bir ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Gül’e, KKTC’nin en yüksek nişanı olan “Devlet Nişanı” tevcih edildi. İlk ve son yurt dışı ziyaretlerini KKTC’ye gerçekleştirmekten mutluluk duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs meselesinin Türkiye için millî bir dava olduğunu vurgulayarak, “Türk milletinin ayrılmaz bir parçasını teşkil eden Kıbrıslı Türk kardeşlerimiz, Türkiye’nin güvence ve desteğiyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da huzur ve refah içinde yaşamaya devam edeceklerdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun davetlisi olarak, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 40’ıncı yıl dönümü tören ve etkinliklerine katılmak üzere KKTC’ye resmî bir ziyaret gerçekleştirdi.

Ercan Havalimanı’nda Cumhurbaşkanı Gül’ü, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, KKTC Meclis Başkanı Sibel Siber, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ve diğer yetkililer karşıladı.

Daha sonra Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na geçen Cumhurbaşkanı Gül, burada Cumhurbaşkanı Eroğlu tarafından resmî törenle karşılandı.

Buradaki törene, KKTC Meclis Başkanı Sibel Siber, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Baki Kavun, Başbakan Yardımcısı Ekonomi Turizm Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş, Dışişleri Bakanı Özdil Nami ve diğer yetkililer katıldı. Ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Gül’e, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da eşlik etti.

Karşılama törenin ardından Cumhurbaşkanı Gül, Cumhurbaşkanı Eroğlu ile baş başa görüşmeye geçti.

CUMHURBAŞKANI GÜL’E, KKTC’NİN EN YÜKSEK NİŞANI OLAN “DEVLET NİŞANI” TEVCİH EDİLDİ

Cumhurbaşkanı Gül’e, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından KKTC’nin en yüksek nişanı olan “Devlet Nişanı” tevcih edildi.

Cumhurbaşkanı Gül’ün biyografisinin okunmasıyla başlayan törende KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, Cumhurbaşkanı Gül’e nişan rozetini ve beratını takdim etti.

“BU MİLLÎ DAVAMIZI SİYASİ HAYATIM BOYUNCA YAKINDAN TAKİP ETTİM”

Cumhurbaşkanı Gül, buradaki konuşmasına, devlet nişanının kendisine verilmesinden dolayı teşekkür ederek başladı. “Siyasi hayatım boyunca yakından takip ettiğim millî davamız ve KKTC’nin geldiği noktayı simgeleyen bu nişanı taşımak benim için emsalsiz kıvanç kaynağı olacaktır” diyen Gül, törenin Barış ve Özgürlük Bayramı’nı Kıbrıslı Türklerle kutlamak üzere KKTC’yi ziyaretine denk gelmesinin mutlu bir rastlantı olduğunu ifade etti.

“KKTC’NİN GELDİĞİ SEVİYE GURUR VERİCİDİR”

Yarım asrı aşan hak ve eşitlik mücadelesinde Kıbrıs Türk halkının nice zorluklara rağmen toplumsal varlığını korumakla kalmadığını, kendi devletini kurduğunu ve sahip çıktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Gül şöyle konuştu: “Bugün 30’uncu yılını geride bırakan KKTC; demokrasisi, hukuk düzeni ve tüm kurumlarıyla örnek teşkil eden bir devlettir. KKTC’nin kalkınmasında özellikle son 10 yılda kaydedilen başarı da takdire şayandır. Uluslararası toplumun verilen tüm sözlere karşın halen haksız şekilde uyguladığı kısıtlamalara rağmen, genç bir ülke olan KKTC’nin bu kadar kısa sürede ulaştığı gelişmişlik seviyesi hepimiz için gurur kaynağıdır. Bizi bu noktaya getiren fikir ve gönül birliğimiz ile millî davaya olan inancımızı sürdürdüğümüz müddetçe önümüzdeki dönemde de ortak hedeflere ulaşacağımıza inanıyorum. Başarıya ulaşmak konusundaki irade ve inancımız da tamdır. Bu vesileyle, ana vatan ve garantör olarak her koşulda Kıbrıs Türkünün yanında olmaya devam edeceğimizi, ahdi ve tarihî yükümlülüklerimizi kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim. Türk milletinin ayrılmaz bir parçasını teşkil eden Kıbrıslı Türk kardeşlerimiz, Türkiye’nin güvence ve desteğiyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da huzur ve refah içinde yaşamaya devam edeceklerdir.”

ORTAK BASIN TOPLANTISI

Cumhurbaşkanı Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu ile ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Gül, burada yaptığı açıklamada, ilk yurt dışı ziyaretini KKTC'ye yaptığını hatırlatarak, görev süresi biterken yaptığı bu ziyaretin de Barış Harekâtı’nın 40. yıl dönümüne denk geldiğine dikkati çekti. Bunun da kendisi için gayet anlamlı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Gül, “Bu vesile ile ana vatanın selamını ve sevgilerini Kıbrıs'taki bütün kardeşlerime iletmekten de ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyorum” diye konuştu.

KIBRIS’TA KAPSAMLI ÇÖZÜM

Cumhurbaşkanı Gül, Cumhurbaşkanı Eroğlu ile müzakere sürecinin içinde bulunduğu aşama ve Türkiye ile KKTC arasındaki dayanışma ve yakın iş birliğini baş başa görüşmede gözden geçirdiklerini dile getirerek, toplantının gayet verimli olduğunu söyledi. Kıbrıs'ta adil, kalıcı ve kapsamlı çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni yerine getirdiğinin artık uluslararası toplum tarafından yakından bilindiğine ve takdir edildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, “2013 sonu itibarı ile 50 yılını dolduran Kıbrıs meselesinin daha fazla gecikmeksizin bir çözüme kavuşturulması hedefi, Türkiye'nin öncelikli dış politika konuları arasında yer almaktadır. Şöyle baktığımızda yarım asırdır hala konuşulan dünyada fazla mesele kalmadı. Kıbrıs'ta BM Barış Gücü 50 sene önce gelmişti. Hala bu meselenin çözülmemiş olması, üstelik Akdeniz'in ortasında bir adada bu problemin nihai neticeye ulaşamamış olması gerçekten çok üzüntü vericidir. Bu bakımdan Türkiye olarak daima önceliğimiz kalıcı, adil bir çözümden yana olmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, bu hedef doğrultusunda tavır ve sonuç almaya yönelik çizginin sürdürüldüğünü ve KKTC'nin çabalarına destek verildiğini, 11 Şubat'ta yeniden başlayan müzakere sürecinin bu kez başarı ile sonuçlanması için pek çok olumlu faktör bulunduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun da ifade ettiği gibi amaçlarının "en kısa sürede, eş zamanlı referandumların yapılması ile yeni ortak devletin hayata geçirilmesine gelinmesi" olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, daha önce bazı fırsatlarda olduğu gibi bu fırsatın kaçırılmamasını istedi.

“KALICI BARIŞ MÜZAKERELER VE KARŞILIKLI UZLAŞMA YOLUYLA SAĞLANABİLİR”

Ucu açık müzakere süreçlerinin bu fırsatları kaçırdığını belirten Cumhurbaşkanı Gül, "Onun için herkesin kararını en iyi şekilde, bu müzakerelerin bir takvime bağlanarak bitirilmesi, bizim esaslı düşüncemizdir. Müzakereler ve karşılıklı uzlaşma yoluyla sağlanacak, kapsamlı siyasi çözüm, hem adadaki iki taraf hem tüm bölge açısından çok önemli getirileri olacaktır. Doğu Akdeniz'de ve çevresinde son dönemde yaşanan trajik gelişmeler, Kıbrıs meselesinin daha fazla gecikilmeden çözülmesini mecbur etmektedir. Çözüm hedefine ulaşılması Doğu Akdeniz'in bir barış, istikrar ve iş birliği adası haline gelmesine fırsat verecektir. Doğu Akdeniz'deki böyle bir barış ve istikrar, çok büyük bir sinerji oluşturacak ve ekonomik faaliyetlerden tutun da güvenlik alanına kadar sadece adanın değil, bütün bölgenin faydalandığı imkanları ortaya çıkartacaktır" dedi.

Ortak millî davaya desteğin dün olduğu gibi, bugün de yarın da gelecekte de devam edeceğini aktaran Cumhurbaşkanı Gül, Türk tarafının çözüm yönündeki samimi yaklaşımından hiç kimsenin şüphe duymaması gerektiğini kaydetti. Bunun 2004 yılında bütün dünyaya gösterildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Gül, “Tek taraflı bir propaganda içinde olmadığını, yeri geldiğinde gerçekten çözüme ‘evet’ dediğini o zaman gösterdi. Bundan sonra da bu kararlılığını devam ettirecektir. Ancak, şunu da açıkça ifade etmek istiyorum ki; mevcut durumun ilanihaye böyle devam etmesine de müsaade edilmez. Gerekirse de buna razı olunacaktır. Bunun da bilinmesini isterim" değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Gül, Ada'nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkının eşit statüsünün güvence altına alacak anlaşmaya varılması, Kıbrıs'ta iki kesim, siyasi eşitlik ve eşit statüye haiz iki kurucu devleti içeren yeni ortaklık gibi BM çerçevesinde çözümün bulunmasını garantör ülke olarak hem Türkiye'nin de hem de Kıbrıs Türklerinin istediklerini söyleyerek, "Ancak ortaklığa dayalı çözüm üzerinde anlaşma olmayacaksa, bütün tercihimiz anlaşma ve bunun için bütün gayretlerinizle hep beraber çalışma hedefinde ve kararlığını ifade içinde olduğumuzu tekrarladıktan sonra, eğer bu hiç mümkün olmayacaksa farklı çözüm seçeneklerinin müzakere edilmesi de düşünülebilir" dedi.

“TÜRKİYE HER KOŞULDA KIBRIS TÜRKLERİNİN YANINDA OLACAK”

Ana vatan ve garantör olarak Türkiye'nin, Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs Rum Devletinde azınlık haline getirilmesine asla izin vermeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Gül, "Türkiye her koşulda Kıbrıs Türkünün yanında olacak, güvenlik ve kalkınmasına kararlılıkla destek verecek, Ada'da, bölgede huzur ve istikrarın yerleşmesi konusundaki sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirecek ve sürdürecektir. Kıbrıs Türkü, ekonomik ve siyasi istikrarını, birlik ve beraberliğini güçlü bir şekilde sürdürdüğü müddetçe her geçen yıl daha büyük mesafeler kat edecektir. Bu yolla da Türkiye her zaman yanında olacaktır. Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin geleceğe güvenle bakması önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kıbrıs Türk halkının hürriyetini, hukukunu ve refahının muhafazası ve tekâmülü yönünde ahdi ve tarihi sorumluklarını yerine getirmeye devam edecektir" dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, siyasi hayatı boyunca Kıbrıs davası ile yakından ilgilendiğini dile getirerek, gerek 1990'lı yıllarda hükümetlerde bulunduğu sıralarda Kıbrıs'tan sorumlu olduğunu, daha sonra ise başbakanlık ve dışişleri bakanlığı görevleri süresi içinde de dava ile yakından ilgilendiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Gül, “Türkiye'nin milli meselesi olan bu konuda Kıbrıs Türklerinin hakkı ve hukukunu korumak ve barışın tesisi konusunda her türlü çabayı gösterdik. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak da bütün bu birikimimi yine barış, huzur ve kalıcı bir çalışma ve aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin işleyen demokrasisi, sağlam ekonomisi, hukuku ve itibarı için de hep kullandım. Bundan sonra da hangi şartlar altında olursa olsun Kıbrıslı kardeşlerime bu desteğim, bu beraberliğimiz, muhakkak ki devam edecektir” diye konuştu.

KIBRIS’TA BARIŞ VE HUZURUN ÖNEMİ

Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs'ta barış ve huzur önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, “Doğu Akdeniz'de barış, huzur sağlanırsa, Ada'da kalıcı bir uzlaşma sağlanırsa bütün Akdeniz'in, Doğu Akdeniz'in enerji kaynaklarının Türkiye üzerinden dünyaya dağıtılması en uygun olan projedir. Dolayısıyla bu açıdan baktığımızda Ada'daki bir kalıcı barış sadece Ada'da yaşayan Türk ve Rum tarafı için değil, bütün çevre için refaha ve olumlu gelişmelere katkı sağlayacaktır” dedi. Kıbrıs'taki müzakere sürecinin başarıyla tamamlanmasını samimi olarak arzu ettiklerini, uluslararası camiada KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun buna karşı gibi algılandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, Eroğlu'nun kararlılık ve Kıbrıs halkının, Meclis'inin, hükümetinin desteğiyle müzakereleri samimi bir şekilde, kabul edilebilir bir barış tesis etmek için canlı tuttuğunu ve bunun da bütün dünya tarafından görüldüğünü belirtti.

Açıklamasında, “Ümit ederiz ki daha önce olduğu gibi arkası açık bir müzakere süreci olmaz” diyen Cumhurbaşkanı Gül, Eroğlu'nun da bir yol haritası ortaya koyduğunu, kimse kimseyi suçlamadan, ortak çıkarı gözeterek, barışın tesis edilerek, kalıcı olabilmesi için Birleşmiş Milletler parametreleri çerçevesinde bir uzlaşmaya varılmasını ümit ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği ikametgahında KKTC Meclis Başkanı Sibel Siber ile görüştü. Ayrıca Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs Türk tarafının müzakerecisi Kudret Özersay'ı da kabul etti.

20 TEMMUZ BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI TÖRENLERİ

Cumhurbaşkanı Gül, törenlerin öncesinde Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret etti. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla ilk tören Boğaz Şehitliğinde yapıldı. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanı Gül, KKTC Meclis Başkanı Sibel Siber, KKTC Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Baki Kavun ve diğer ilgililerin anıta çelenk koymasıyla başlayan törende, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı eşliğinde göndere bayrak çekildi.

KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu ve Cumhurbaşkanı Gül'ün, şeref defterini imzalamasının ardından tören sona erdi.

DENKTAŞ VE KÜÇÜK’ÜN ANIT MEZARLARINDA GERÇEKLEŞEN TÖRENLER

İkinci tören, KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın anıt mezarında gerçekleştirildi. Denktaş'ın kabrindeki törende, eşi Aydın Denktaş, kızları Değer ve Ender ile oğlu Serdar Denktaş da hazır bulundu. Denktaş'ın anıt mezarının ardından Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesinin lideri Dr. Fazıl Küçük'ün anıt mezarında da tören düzenlendi.

Törenlere, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, KKTC'nin ikinci cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, DSP Genel Başkanı Masum Türker, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu da katıldı.

Akşam da Cumhurbaşkanı Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu ile iftar yemeğinde bir araya geldi.

CUMHURBAŞKANI GÜL, ATATÜRK ANITINA ÇELENK KOYDU VE ANIT ÖZEL DEFTERİNİ İMZALADI

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları kapsamında Atatürk anıtında gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Gül ve KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, anıta çelenk koydu.

“KIBRIS MESELESİNİN ÇÖZÜLMESİNİN ZAMANI ÇOKTAN GELMİŞ VE GEÇMEKTEDİR”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları çerçevesinde Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen törene katıldı ve bir konuşma yaptı.

Törende, Cumhurbaşkanı Gül ve KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, üstü açık askerî bir araçla alandaki vatandaşları selamladı. Yavuz Çıkartma Plajı’ndan genç atletler tarafından getirilen Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC bayrakları Cumhurbaşkanı Gül ve KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu’na takdim edildi. Gençlerin öperek verdiği bayrakları, Cumhurbaşkanı Gül ve KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu da öperek teslim aldı.

CUMHURBAŞKANI OLARAK İLK VE SON YURT DIŞI ZİYARETLERİ KKTC’YE

Cumhurbaşkanı Gül, törende yaptığı konuşmaya, 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtının 40’ıncı yıl dönümünde KKTC’de bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek başladı. Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye Cumhuriyeti’nin 11’inci cumhurbaşkanı olarak 2007’de ilk yurt dışı ziyareti için Lefkoşa’ya geldiğini hatırlatarak, görev süresinin bitimine kısa süre kala son yurt dışı ziyaretini de KKTC’ye yapmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.

20 Temmuz Barış Harekâtı’nın bu tarihî yıl dönümünde ana vatan Türkiye olarak Kıbrıslı Türklerin sevinç ve coşkusunun gönülden paylaşıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, harekâtın Kıbrıs tarihinde dönüm noktası olduğunu söyledi.

“BARIŞ HAREKÂTI, KIBRIS TÜRK HALKINI ZULÜMDEN KURTARARAK ÖZGÜRLÜK VE REFAHA KAVUŞTURMUŞTUR”

Konuşmasında Cumhurbaşkanı Gül, “Kurucusu ve ortağı olduğu devletten dışlanan Kıbrıslı Türkü hedef alan baskı, terör ve insanlık dışı sindirme harekâtlarına son veren Barış Harekâtı, Kıbrıs Türk halkını zulümden kurtararak özgürlük ve refaha kavuşturmuş, geleceğe güvenle bakmasını sağlamıştır. 20 Temmuz tarihi, Kıbrıs Türk halkının barış ve güvenlik ideali doğrultusunda eşit statü, hak ve hukukun korunması ve kollanması yönünde gösterilen kararlılığın hatırlanması için bir vesiledir. 20 Temmuz 1974’te Girne kıyılarında tutuşan meşale, Kıbrıs Türk halkının yolunu aydınlatmış, geleceğe güvenle bakmasını sağlamıştır” dedi.

“ADA’DAKİ BARIŞ VE HUZURUN DEĞERİ HERKES TARAFINDAN BİLİNMELİ”

Ada’da, 40 yıldır barış ve huzurun hâkim olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, “Özellikle Orta Doğu ve Akdeniz’in şiddet, terör ve sıcak çatışmalara sahne olduğu günümüzde bunun değerinin herkes tarafından bilinmesi gerekir” dedi.

“TÜRKİYE, DÜNYAYA KIBRIS TÜRKÜNÜN YALNIZ OLMADIĞINI VE BIRAKILMAYACAĞINI GÖSTERMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin, garantör olarak o gün dünyaya Kıbrıs Türkünün yalnız olmadığını ve yalnız bırakılmayacağını gösterdiğine dikkat çekerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin harekât kararını alan devlet büyüklerine, komutanlarına şükranlarını sundu, hayatta olmayanlara rahmet diledi.

Cumhurbaşkanı Gül, tören sırasında protokole gelen iki kardeşle de sohbet etti. Halime Döner adlı çocuk, kardeşi Medine Döner’in karnında bulunan, Türkiye haritası şeklindeki doğum lekesinin fotoğrafını Gül’e gösterdi. Törenlerin ardından Cumhurbaşkanı Gül, Hala Sultan Eğitim Kompleksi’ni ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

KKTC temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Gül, Ankara’ya döndü.