Corriere della Sera

27.01.2014
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült

 

Soru: Sayın Cumhurbaşkanı; Brüksel ziyareti sırasında Başbakan Erdoğan, Türkiye'de paralel bir devlet olduğunu ileri sürerek bir komplonun varlığını ifşa etti. Bu görüşü paylaşıyor musunuz?

Cumhurbaşkanı Gül: Bürokrasi dâhilinde, devlete hizmet etmekle yükümlü oldukları hâlde ayrı bir dayanışma uygulayanlar var.

Soru: Ayrı dayanışma mı? Fethullah Gülen'i mi düşünüyorsunuz?

Cumhurbaşkanı Gül: Şahıslardan, görüşlerden, dinî duygulardan yahut etnik aitlikten bahsetmiyorum. Devlet düzeninin içerisinde hukuka tam saygı olmalıdır. İhlâller olursa, müdahale edilmesi doğrudur.

Soru: Doğruyu söyleyin: ABD'ye gittiğinizde Gülen'le görüştünüz mü?

Cumhurbaşkanı Gül:  Hayır ancak bu konuda konuşmaya devam etmek istemiyorum.

Soru: Sizin adınıza üzgünüm ancak bir gazeteci açısından önemli bir konu olduğunu gayet iyi anlayacağınızı düşünüyorum. Vatandaşlarınız açısından da önemli. Gülen'in size bir mektup yazdığı doğru mu?

Cumhurbaşkanı Gül:  Evet. Her Türk vatandaşının bana bir mektup yazma imkânı vardır.

Soru: Size bu soruları yöneltiyorum çünkü geçtiğimiz günlerde insanı hayrete düşürücü, hatta korkunç diyebileceğim şeyler gördük ve izledik. Ve elbette ki bu, gazetecilerin suçu değil.

Cumhurbaşkanı Gül: Doğrudur. Türkiye'ye zarar veren şeyler olduğunu gayet iyi biliyorum. Bu nedenle sesimi duyuruyorum.

Soru: Sizinle en son görüştüğümde siz dışişleri bakanı görevindeydiniz ve Türkiye, bayrağınız hâline gelen "komşularla sıfır sorun" olgusuna sizin sayenizde yaklaşmaktaydı. Sanırım bugün tam tersine herkesle sorunlarınız var: Suriye, Mısır, İsrail ve belki de İran ve Irak'la da. Suriye'den başlayalım mı?

Cumhurbaşkanı Gül: Bakan olduğum döneme kıyasla durum derinlemesine değişti. Rejimi iyi tanıyorduk ancak, bölgeyi daha istikrarlı ve refah kılmak adına, başarılı bir örnek olmanın verdiği güçle iş birliği yapmaya çalışıyorduk. Arap baharları vuku bulduğunda, Suriye'de de büyük bir demokrasi talebi oldu. Rejim, hâlihazırdaki duruma varıncaya kadar silahlarla müdahale etti. Ilımlı bir muhalefet mevcut...

Soru: Muhalefet artık azınlık durumda Sayın Cumhurbaşkanı. Şimdi, kural koyan el Kaide'ye yakın aşırılık yanlıları üstün durumda.

Cumhurbaşkanı Gül:  Bu durum nedeniyle biz de sınır bölgelerimizde tehlike yaşıyoruz. Hiçbir acıma duygusu olmadan işlenen feci suçları gördüğümüzde, tek bir irade vardı: ABD, Fransa, İtalya, Almanya, herkes bizim görüşlerimizle mutabıktı. Daha sonra anladık ki müttefikelerimizin tutumu retorik hâl almıştı, hiçbir ağırlığı yoktu. Bu noktada bizim kendi tutumumuzu yeniden ayarlamamız gerekir.

Soru: Özetle söylemek gerekirse: Esad mı daha iyi yoksa en aşırılık yanlısı muhalifler mi?

Cumhurbaşkanı Gül:  Bu kombinasyonu utanç verici buluyorum. Muhalefetin, aşırılık yanlılarının baskın çıkmalarına engel olarak, sadece kararlı bir destek aracılığıyla üstün gelebileceğini biliyorduk. Gördüğüm kadarıyla diğerlerinin Esad'a verdikleri son derece sağlam desteğe kıyasla çok daha zayıf bir destek gördüler. Şimdi bunun verdiği zarar çok ciddi.

Soru: Mısır, hâlihazırdaki hükûmet nezdinde Türkiye'nin oldukça eleştirel tavrı nedeniyle öfkeli.

Cumhurbaşkanı Gül:  Düşük seviyede olmakla birlikte ilişkilerimiz devam ediyor. Mısır gibi büyük bir ülkenin bu acı verici deneyimi göğüslemek zorunda olması bizi endişelendiriyor ve üzüyor.

Soru: Peki ya İsrail ile? Kavgaya devam etmek size mantıklı geliyor mu?

Cumhurbaşkanı Gül:  Acı verici Mavi Marmara gemisi vakası yaşandı. Biz iki şey istiyorduk: Özür ve tazminat. Özür geldi. Şimdi tazminat konusunda da güven duyuyoruz. Karşılıklı görüşmek ve konuşmak her zaman faydalıdır.

Soru: İçişleri Bakanlığınız, el Kaide'nin terör riski konusunda endişe verici bir uyarıda bulundu. İtalyan Büyükelçiliği de vatandaşlarını dikkatli olmaya ve kalabalık yerlerde bulunmamaya çağırdı. Saldırılar olmasından korkuyor musunuz?

Cumhurbaşkanı Gül:  2000 senesinden başlamak üzere New York, Londra, Madrid ve İstanbul'da da saldırılar oldu. Bizim endişemiz, güney sınırımızın ötesindeki tehlikelerden kaynaklanıyor.

Soru: Gelecekte ne yapacaksınız? Cumhurbaşkanlığınızın süresi uzayacak mı? Yeniden aday olacak mısınız? Putin ile Medvedev gibi siz ve Erdoğan koltuk değişimi mi yapacaksınız?

Cumhurbaşkanı Gül:  Henüz erken. Zamanı geldiğinde, durumu ailemin içerisinde değerlendireceğiz ve bir karar alacağız.

Yazdır Paylaş Yukarı