AWACS Uçaklarını Hizmete Alma Töreni'nde Yaptıkları Konuşma

21.02.2014
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült

Değerli Misafirler,

Kıymetli Konuklar,

Havadan erken ihbar ve kontrol sistemlerini haiz Barış Kartalı AWACS uçaklarının envanterimize kazandırılmasıyla ilgili bu törende sizinle birlikte bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Bugün, dünyanın ilk askeri havacılık teşkilatlarından biri olan ve Atatürk’ün “istikbal göklerdedir” sözü temelinde her geçen gün gelişip güçlenen Türk Hava Kuvvetlerimiz için özel, anlamlı ve gurur duyulacak bir gündür.

Nitekim bugün, bundan 100 sene önce uçakla tanışan, -ki I. Dünya Harbi’nde uçak kullanmış bir milletiz, birçok vesilelerle de söylediğim gibi “arabadan önce uçak yapan” bir ülkeyiz- böyle bir ülkede AWACS’larla savunma yeteneğimizin daha ileri bir aşamaya getirildiğini ve birçok kritik eşiğin aşıldığını görmekten de yine büyük bir mutluluk duyuyorum.

Bunu, basit bir tedarik işlemi olarak görmemek gerekir. Biraz önce de Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız ve Sayın Başbakan’ın anlattığı gibi birçok yerli tedarikçinin ve şirketin de bu çalışmalara katıldığı ve neticede karşılıklı birçok teknoloji transferinin, bilgi akışının olduğu da bir gerçektir.

Her şeyin ötesinde AWACS’lar, tıpkı F-16 savaş uçakları gibi, Türk havacılık ve savunmasında çok önemli bir dönemi başlatmıştır ve çok önemli bir aşama olmuştur. Artık nasıl F-16’lar Türkiye’nin hava gücünü güçlü ve başka bir sahaya ve seviyeye yükselttiyse, AWACS’lar da aynı şekilde Türk Hava Kuvvetleri’nin gücünü daha da yükseğe çıkartmışlardır.

Zira AWACS’lar dünyada çok az sayıda ülkede bulunan çok sofistike ve çok gelişmiş hava araçlarıdır.

AWACS’lar, aynı zamanda modern harp teknolojilerinin ve başından beri en eski üyelerinden biri olduğumuz NATO savunma doktrininin de vazgeçilmez unsurlarından birisidir.

Sadece hava araçlarını değil, füzeleri ve diğer havadaki her türlü uçan ve tehdit oluşturan her şeyi gören ve onların tehdit olmaktan çıkmasını sağlayan çok gelişmiş uçaklardır.

Bu  uçaklar sadece radar  işlevi de görmemektedirler. Yine biraz önce hep beraber bilgilendirildiğimiz gibi her biri aynı zamanda uçan komuta kontrol merkezi hüviyeti içinde olan uçaklardır. Bu özellikleri itibariyle adeta “kuvvet çarpanı” mahiyeti taşımaktadırlar ve gücümüze güç katmaktadırlar.  AWACS’lardan kesintisiz olarak 24 saat boyunca elde edilecek veriler, sınır kontrollerini daha etkin yapmamıza ve ayrıca Avrupa'nın güney kanadının güvenliğinin de en etkin şekilde sağlanmasına yol açacaktır.

Kıymetli Misafirler,

Hatırlarsınız, bu tür uçaklar Amerika Birleşik Devletleri'nin öncülüğündeki koalisyon güçleri tarafından 1991 yılında Körfez Savaşı’nda kullanılmıştı ve etkin bir şekilde muharip görevlerinin çok süratli yerine getirilmesini temin etmişti. Biz de ikinci Körfez Savaşı’nda müttefiklerimizden elde ettiğimiz; AWACS ve Patriot’ları etkin bir şekilde o zaman kullanmıştık. Hatta o zaman AWACS’lar  Konya 3. Hava jet Üssü’nde üslenmişlerdi.

O gün misafir olarak gelen AWACS’lar, bugün artık kendi malımız ve kendi envanterimizdedir. Hatta öyle ki, bu uçakları her gördüğümüzde bunlar ne zaman gelecek diye beklerdik. Çünkü bunlara ilk sahip olma arzumuz 2002 yıllarında ortaya çıktığında hatırlıyorum, o zaman 2002 yılındaki Başbakanlık süremde ilk toplantılar yapılmıştı. Daha sonra 2003 yılında kararları verdiniz,  ilk ödemeleri yapıldı. Uzun bir gecikme oldu ama, belki de bu gecikme birazcık hayırlı da olmuş diyebiliriz. Çünkü bu süre içerisindeki her türlü elektronik ve hi-tech, bütün bunların bu temin ettiğimiz AWACS’lara yerleştirilmesi ve bu AWACS’ların çok daha sofistike hale gelmesine yol açmış oldu.

Neticede dünyada çok az ülkede olan bu gelişmiş uçaklara sahip olmak sadece Türk Hava Kuvvetleri'ni değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni, Türk Ordusu’nu ve Türkiye Cumhuriyeti’ni çok daha güçlü hale getirmiş ve Türkiye’yi müttefikleri içerisinde çok daha ayrı bir konuma taşımıştır. Unutmayalım ki ihtiyaç olduğunda zaman zaman belki müttefiklerimizle de birlikte de kullanacağız bu uçakları. O bakımdan bu uçaklara sahip olmak şüphesiz ki Türkiye için büyük bir gurur kaynağıdır.

Değerli konuklar;

Bu uçaklara uzun sahip olma süreci içerisinde hükümetlerimizin, Sayın Başbakan'ın, değerli Genelkurmay Başkanlarının, Hava Kuvvetleri Komutanlarının, Milli Savunma Bakanlarının ve bütün bu süreç içerisinde görev alan birçok komutanların,  Savunma Sanayi Müsteşarlığımızın, hepsinin çok büyük emekleri geçmiştir. İradeleri ile bu proje gerçekleşmiş ve bugün bunlara sahip olmanın haklı gururunu hep beraber yaşıyoruz.

Bir kez daha hayırlı olsun. Bunlar sadece bizi güçlü hale getirmedi, aynı zamanda caydırıcılığımızı da çok daha pekiştirdi.

Her zaman söylenen bir söz vardır “Cenge hazır olacaksınız ki, sulh istiyorsanız”. İsmini de barış koydunuz ama, dörde tamamlanacak. Dördünün ismini de Doğu, Batı, Kuzey, Güney şeklinde gayet güzel şekilde tespit etmişsiniz, bundan dolayı da tebrik ediyorum.

Bu uçakların hayırlı olmasını temenni ediyorum. Hepinize sevgiler ve saygılar sunuyorum.

Yazdır Paylaş Yukarı