KEİ 20. Yıldönümü Zirve Konuşması

26.06.2012
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült

Sayın Devlet ve Hükümet Başkanları,
Sayın Bakanlar,
Kıymetli Misafirler,

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün (KEİ) Kuruluşunun Yirminci Yıldönümünü kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.  Bu vesileyle siz saygıdeğer dostlarımı ve misafirleri İstanbul’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyor ve hepinize hoş geldiniz diyorum.

Bu mühim Zirve’ye KEİ Dönem Başkanı Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç ile birlikte eş-başkanlık etmekten de ayrı bir memnuniyet duyuyorum.  KEİ çatısı altında gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı işbirliğinin bölgesel örgütler için tüm dünyada örnek teşkil etmesini temenni ediyorum. 
Esasen KEİ, ortak bir coğrafyayı paylaşan ülkelerimizi, halklarımızın daha müreffeh, daha güvenli geleceği için bir araya getiren örnek bir işbirliği modelini temsil etmektedir.

Böyle bir İşbirliği Örgütü’nün fikir babası ve ev sahibi olmak, ayrıca bu örgütün gelişip olgunluk yaşına erdiği 20. Yıldönümünü burada değerli katkılarınızla hep beraber kutlamak ülkem için büyük bir onur kaynağıdır.

Bundan tam yirmi yıl önce, İstanbul Bildirisi’nin imzalanmasıyla başlayan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün kuruluş süreci, hiç şüphesiz Soğuk Savaşın sona erdiği yıllara damgasını vuran çok önemli bir gelişme olmuştur.  Bir nesil boyunca demir bir perdeyle kapılarını birbirlerine kapatan ülkeler, halklarının yeniden kucaklaşmalarını sağlayacak bu işbirliği platformunda buluşmanın mutluluğunu yaşamışlardır. Ekonomik işbirliğini müşterek payda olarak kabul eden ülkelerimiz bölgedeki farklı yaklaşımları, barış, istikrar ve demokrasinin uzlaştırıcı ruhuna dönüştürecek uzun soluklu bir hedefi paylaşmışlardır.

O dönemde siyasi ve ekonomik yapıları itibarıyla geçiş sürecinde olan çok sayıdaki KEİ üyesinin bugün uluslararası siyasi ve ekonomik sistemin önemli aktörleri haline gelmelerinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu nedenle KEİ’nin 20. Yıldönümünün kutlanmasından mutluluk ve heyecan duyuyor ve sizlerin de benimle aynı duyguları paylaştığınıza içtenlikle inanıyorum.

20 yıl zarfında örgütsel yapısını tamamlayarak geniş Karadeniz Bölgesi’nde tüm bölge ülkelerini kucaklayan KEİ, olgunlaşma sürecini tamamlamış ve tam teşekküllü bir uluslararası örgüt haline gelmiştir. Artık, önümüzde yapılması gereken, bölgemizin zengin doğal ve insani kaynaklarını harekete geçirerek, her alanda işbirliğini geliştirmek ve KEİ’yi hak ettiği etkinliğe ulaştırmaktır.

Bu bağlamda, 20. Yıldönümü Zirvesinin örgütün ilk temellerinin atıldığı İstanbul’da gerçekleştirilmesini fevkalade anlamlı buluyorum. Zira, “İstanbul ruhunun” yeniden canlanacağına ve üye ülkelerin örgütün gelecek onyıllarına yön gösterecek haritaya şekil verecek siyasi iradeyi kararlı ve güçlü bir şekilde yansıtacaklarına tüm kalbimle inanıyorum.

20 yıl önce burada Örgütü, kaygan bir uluslararası zemin ve belirsizlik ortamına karşı üye ülkelerin güçlü işbirliği arzuları ve ortak hedefleriyle inşa ettik. KEİ aradan geçen süre zarfında, bölgede istikrar, huzur ve işbirliğinin tesisinde çok yararlı bir rol oynamıştır. Bugün burada bölge ülkeleri açısından KEİ’yi Karadeniz Havzası’nın temel bölgesel örgütü yapan siyasi iradeyi yeniden ihya etmeyi hedefliyoruz.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği girişimi, geçen bu yirmi yıllık süreçte değişen şartlara uygun olarak gelişmeye de devam etmektedir. Gururla söylemeliyiz ki, örgütümüz kurumsallaşmış bir hükümetlerarası yapısının yanı sıra parlamentolararası işbirliğine, ticaret ve kalkınma bankacılığına, özel sektörün katılımına, akademik düşünce boyutuna imkan sağlayan bağlı kuruluşlara sahiptir. Ulaştırma, enerji, çevrenin korunması, kültür, turizm ve eğitimden iyi yönetişim ve örgütlü suçlarla mücadeleye kadar çeşitli alanları kapsayan çalışma gruplarıyla  somut tasarılar üreten ve uygulayan bir örgüttür. KEİ’nin, bu saydığım ve daha fazla alanda sektörel Bakanlar Toplantıları ve üye ülkeler arasında akdedilen anlaşmalarıyla hatırı sayılır bir hukuki müktesebatı vardır.  Elbetteki hepsinden önemlisi, tüm bunların yolunu açan ve bugün bizleri bir araya getiren samimi ve güçlü bir siyasi iradeye sahibiz.

Avrasya kıtasının tam kalbinde yer alan geniş Karadeniz bölgesi, tarihi İpek Yolu’ndan günümüzdeki stratejik enerji hatları ve ulaştırma koridorlarına kadar bölgesel ve küresel sürdürülebilir kalkınma ve istikrar açısından hep kilit öneme sahip olmuştur. Bölgemiz bu önemli konumu ve geniş doğal ve insan kaynaklarıyla uluslararası alanda ön plana çıkmakta uluslararası ilginin bölgemiz üzerinde yoğunlaşmasına yol açmaktadır.

Bu ilgi iyi değerlendirilmesi gereken birçok önemli fırsatı da beraberinde getirmektedir. KEİ’nin etkin kılınmasıyla Karadeniz Bölgesi sesini küresel ölçekte daha iyi duyurabilecek, artan jeopolitik ve ekonomik öneminin meyvelerini en iyi biçimde değerlendirecektir.

Bugün eşbaşkanlar olarak yayınlayacağımız Sonuç Belgesinin örgütün gelecekte yapacağı çalışmalara rehberlik edeceğine inanıyorum.

Üye ülkelerin bölgesel ve uluslararası işbirliği süreçlerine yaklaşımları açısından KEİ, öncelik sıralamasında zaman zaman hakettiği ilgiyi görmemiş olabilir. Ancak, bölgesel sahiplik ve ortak işbirliği iradesinin KEİ’yi bugün bulunduğu noktalardan çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyorum. Esasen, uluslararası ve bölgesel aktörlerin KEİ’ye artan ilgisinin KEİ’nin yükselen değerlerinin somut tezahürü olduğuna inanıyorum.

Bugün onayımıza sunulan ve KEİ’nin gelecek on yıllık hedeflerini belirleyen belgenin de KEİ’nin uluslararası görünürlüğüne de büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.

Değerli Misafirler,

KEİ’nin 1 Temmuz 2012 tarihi itibarıyla Dönem Başkanlığını üstlenecek olan ülkemiz, çabalarını örgütün daha işlevsel bir hale getirilmesi yönünde yoğunlaştıracaktır. Tüm bölge ülkelerini ve insanlarını kucaklayacak somut projelerin geliştirilmesi için gayret gösterecektir.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütünün son dönemde ulaştırma, ticaretin geliştirilmesi, çevre ve suçla mücadele konularında attığı adımları diğer alanlara da teşmil etmeyi hedefliyoruz.

Türkiye olarak bu çabalarımızı arttırarak sürdürmekte kararlıyız. Gözlemci ve sektörel diyalog ortaklarının yanısıra, diğer bölgesel ve uluslararası kuruluşların da bu çabalarımıza desteklerini bekliyoruz.

Sayın Devlet ve Hükümet Başkanları,
Kıymetli Misafirler,

Geniş ekonomik ve beşeri kaynaklara sahip olan güzel bir bölgede yaşıyoruz.

Bölgemizin bu güzelliklerini ve zenginliğini insanlarımıza daha fazla yansıtmak ve insanlarımızın bu zenginlikten daha fazla istifade etmelerini sağlamak, bölgede huzur ve istikrar açısından büyük önem taşımaktadır.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin çeşitli faaliyet alanlarında insanların günlük yaşamını kolaylaştıracak ve iyileştirecek faaliyetlere odaklanması bu bakımdan yarar sağlayacaktır.

Bölgemizin, kalkınma sorunlarına kendi içinden çözümler üretebilme potansiyeli bulunduğunu ve bu potansiyelin harekete geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Başta Avrupa olmak üzere, pek çok gelişmiş piyasa ekonomisinde artık kronikleşme istidadına girmiş bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Bu kriz aynı zamanda Avrupa Birliği üyesi olan üyelerimizi değil, tüm Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi’ni şüphesiz etkilemektedir. Böyle dönemlerde, Karadeniz’in kalbini oluşturduğu geniş Avrasya coğrafyasının sinerjisinden yararlanmak ve krizi daha fazla ticaret ve yatırımla aşmak en akıllı yöntem olacaktır.
Öte yandan siyasi ihtilaflar bölgemizde ekonomik işbirliği ve kalkınmanın önünde önemli bir engel oluşturmaktadır.

Söz konusu sorunların işbirliğimizi etkilememesi için hep birlikte çaba göstermeliyiz.

İmkan bulunması halinde ise, siyasi sorunlara bölgemizin kendi içinden de çözüm üretilmesi için gayret sarf etmeliyiz.

Günümüzde tehdit unsurları geçmişe kıyasla ciddi bir değişiklik göstermektedir.

Eskiden ideolojik temelde yaşanan ayrımın yerini artık Kuzey-Güney, zengin-yoksul ayrımı, ırkçılık, kültürel hoşgörüsüzlük ve terör hareketleri almaya başlamıştır.

Bir ülkenin yaşadığı sorunlar küreselleşen dünyada diğer ülkeleri de etkilemekte, bu da ortak mücadeleyi zorunlu kılmaktadır.

Bu gerçek, ortak bölgemiz olan Karadeniz için de fazlasıyla geçerlidir.

Dolayısıyla, güvenliğin bölünmezliği gerçeğinden hareketle yeni bakış açıları geliştirmemiz gerekmektedir.

Kıymetli Misafirler,

İstanbul’da bulunacağımız zaman zarfında yapacağımız çalışmalar, bölgemizin ve birlikte kurduğumuz Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin geleceği açısından önemli sonuçlar doğuracaktır.

Bu bağlamda, 20. Yıldönümü İstanbul Zirvesi’nin Karadeniz Ekonomik İşbirliği açısından bir dönüm noktası olması ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin yeni bir ivmeyle güç kazanmasını diliyorum.

Bu vesileyle,  KEİ’nin yeni Genel Sekreteri ve Yardımcılarını tebrik ediyor, başarılar diliyorum. Görev süreleri dolan Genel Sekreter ile Yardımcılarına ise KEİ Sekretaryasındaki hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Sözlerime son verirken,  20. Yılında Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin bu önemli zirve toplantısının başarısına katkıda bulunan tüm üye ülkelere şükranlarımı ifade ediyorum.

Ayrıca, KEİ Sekretaryası ve bağlı kuruluşlarımızı, gözlemci ve sektörel diyalog ortaklarımızı ve tüm katılımcıları şimdiden kutluyor ve değerli katkılarınız için içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Bütün değerli konuklarımızı ülkemizde görmekten büyük memnuniyet duyduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim.

Yazdır Paylaş Yukarı