“24 Kasım Öğretmenler Günü” Vesilesiyle 81 İlden Gelen Öğretmenlere Verdikleri Öğle Yemeğinde Yaptıkları Konuşma

25.11.2011
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült

"Kıymetli Öğretmenler, Saygıdeğer Konuklar,

Öğretmenler Günü münasebetiyle, değerli eğitimcilerimizi Çankaya Köşkü'nde misafir etmekten, eşim ve ben büyük gurur duyuyoruz. Hepinize hoşgeldiniz diyorum.

Türkiye’nin 81 ilinden gelerek, bu anlamlı günde davetimize katıldığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört bir yanından, her köşesinden geldiniz ve oranın iklimini, havasını buraya taşıdınız. Sizleri sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum.

Sizlerin ve şahsınızda üstlendiği kutsal görevini daima büyük bir özveriyle yapan bütün öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü de kutluyorum.

Öğretmenlerimizle her yıl Atatürk’ün başöğretmenliği kabul ettiği bu gün bir araya geliyoruz. Bu birlikteliğimizin, öğretmenlerimizin devlet katındaki itibarını göstermenin yanı sıra, bir başka amacı da var.

Böylelikle öğretmenlerimizi hem dinliyor hem de düşüncelerimi paylaşıyorum. Kendilerine devletimizin ve milletimizin takdir hislerini ve şükranlarını bu şekilde ifade ediyorum. Ayrıca, dile getirdikleri hususları da ilgili makamlara talimat vererek, hep takip ediyorum.

Bu yıl Öğretmenler Günü’nde büyük bir burukluk yaşıyoruz. Hepimiz Van Erciş depreminde, çok sayıda öğretmenimizi kaybetmenin üzüntüsünü de yaşıyoruz. Bu öğretmenlerimizin çoğunun göreve yeni başlamış öğretmenler olması, hüznümüzü daha da artırmaktadır.

Şüphesiz heyecanla ve üstün bir gayretle Van’da görevini yaparken hayatını kaybeden öğretmenlerimizin hepsinin farklı farklı hayalleri, ve umutları vardı. Hepsinin idealleri vardı. Yıkılan binaları kolay olmasa da, kısa süre içerisinde yapacağız. Bu konudaki kararlılık gayet açık, ortada. Ama gidenleri geri getirmek tabii ki, mümkün değil.

Aldığım bilgilere göre, 5 Aralık’ta Van’da eğitim faaliyetleri tekrar başlayacak. Böylelikle  kısa süre için sönmüş olsa da, eğitim meşalesi orada tekrar herkesi aydınlatmaya başlayacak. Bunu doğrusu memnuniyetle karşılıyorum.

Eminim ki, yeni atanan öğretmenlerimiz, Van’da bayrağı devralarak, onların başarmak istediklerini hayata geçireceklerdir. Yöne eminim ki, öğrencileri de onların ideallerini gerçekleştirecekler, başarılarıyla gurur kaynağımız olacaklardır.

Bu vesileyle bir kez daha depremde hayatını kaybeden kıymetli öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve eğitim camiasına da başsağlığı dileklerimi sunmak istiyorum.

Değerli Öğretmenler,

Sizlerin de yakından bildiği gibi, toplumların gelişmesinde eğitim çok önemli rol oynamaktadır.

Türkiye, eğitime ve insana yapılan yatırımın, geleceğe yatırım olduğu anlayışıyla, bu alandaki çalışmalara çok büyük önem vermektedir.

Yeni nesillerin insan haklarına saygılı, yeteneklerini geliştirebilen, öğrenmeyi öğrenmiş, araştıran, sorgulayan, bilgiye ulaşabilen, çok okuyan, demokrasinin değerlerini bilen, dünyayı tanıyan ve aynı zamanda kendi milli ve manevi değerlerimize de bağlı bireyler olarak yetiştirilmelerine çok önem veriyoruz.

Bu süreçte hiç şüphe yoktur ki, esas sorumluluğu eğitimin temel taşı olarak gördüğümüz öğretmenlerimiz, yani sizler üstlenmektesiniz.

Öğretmenlik, bir “insan yetiştirme sanatı”dır. Bununla birlikte öğretmenlik, bir sevgi ve fedakarlık mesleğidir. Sevgi ve muhabbet olmadan, fedekarlık olmadan öğretmenliğin en iyi şekilde yapılabileceğine inanmıyorum. O bakımdan bilginin yanında bu kişisel taraf da çok önemli. 

Bir öğrencinin başarısında, özgüveninin yükselmesinde sizlerin sınırsız hakkınız vardır. Ressam tuvaline resmi nasıl yapıyorsa, öğretmenler de bildiklerini, birikimlerini, düşüncelerini aktararak, yeni nesilleri bu şekilde oluşturmaktadırlar ve yönlendirmektedirler.

Toplumlara yol gösteren bir ışıktır öğretmenler. Öğrencilerinin başarısına ve mutluluğuna adanmışlığın adıdır yine öğretmenlik. Sizler, yeni nesillerin ilk bilgi kaynağı, eğitim-öğretim hayatı boyunca en önemli de rehberisinizdir.

Çocukların bedensel ve zihinsel yeteneklerinin gelişmesi, kimlik ve kişiliğinin oluşturulmasında en büyük pay sizindir.

Öyle ki bazen anneden babadan daha çok sizin payınız vardır. Yani Atatürk’ün dediği gibi, gerçekten yeni nesiller sizin eseriniz olmaktadır, o bakımdan. Gerek zaman olarak, gerek ilk defa bazı şeyleri sizden duymaları itibariyle onlar üzerinde en büyük etkiyi yapan ve onları şekillendiren sizlersiniz.  Çocuklar bilgiye tutunmayı, bilgi merdiveninin basamaklarından çıkmayı da yine sizin vasıtanızla öğrenmektedirler.

Öğretmenlerimiz, büyük bir sevgiyle; dikkatli, sabırlı gayretleriyle, genç dimağları hayata hazırlamaktadırlar. Onlara, bilgi vermenin ötesinde, modern dünyanın kavramlarını, insanlık değerlerini, iyiyi, doğruyu, güzeli öğreterek, hayatlarına yeni bir yön vermektesiniz.

Öğretmenler yeni nesilleri yetiştirirken, toplumun geleceğini de şekillendirmektedirler. Zeki, fikir sahibi, özgüveni yüksek, yürekli, vicdanlı, iyi nesiller, sizin elinizde şekillenecektir.

Buna özellikle vurgu yapmak istiyorum. Bugün gördüğüm şey şu ki: Nüfus büyük olunca, öğrenci sayısı büyük olunca, sınıflar da tabii ki büyük olunca, her ne kadar tabii ki giderek bunları küçültüyorsak da, çok büyük yatırımlar yapılıyorsa da, yine de kitle eğitiminde çok dikkatli olmamız gerekiyor. Burada sizin rolünüz, önderliğiniz, gerçekten hayatidir. İlk şekli nasıl alırsa çocuklar, ileride öyle gitmektedir. Hepimizin çocukları var. Çoğunuz gördüğüm kadarıyla, çok gençsiniz, çocuklarınız olacak. Bunu herkes birebir kendi ailesinde, kendi çocuklarında da görecektir. Eğer iyi bir öğretmenin, gerçekten kendini adamış bir öğretmenin elindeyse çocuk, onun ufukları ta o zamandan açılmaktadır. O bakımdan her sene, sizleri buraya davet ederek devletimizin sizlere verdiği önemi göstermeye çok gayret sarf ediyorum.

Çocuk ve gençlerin sadece dersleriyle değil, dertleriyle de ilgilenen, her konuda onlara yardımcı olan ve yönlendiren sizler için hayattaki en büyük mutluluk, öğrencilerinizi başarılı görmenizdir.

Hepiniz de bir öğrenciniz önemli bir yere geldiğinde, bir öğrenciniz önemli başarılar elde ettiğinde, en büyük gururu ailesiyle birlikte siz duyarsınız. Eminim ki, benim öğretmenlerim de aynı şekilde, annem babam kadar onlar da çok mutlu oluyorlardır. O bakımdan sizin mesleğiniz çok ayrı bir meslektir.

Hepinizin bu amaç uğrunda için gecenizi gündüzünüze kattığınızı ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığınızı da gayet iyi biliyoruz. Sizlerin mesleğinizin getirisinden daha çok, kendinizi öğrencilerinizin başarısına ve mutluluğuna adadığınızı görüyoruz.

Bugünkü Türkiye’nin, dünkü öğretmenlerimizin ve onların yetiştirdiği nitelikli insan gücünün eseri olduğunun da idraki içindeyiz.

Bunun için sizlere şükranlarımı bir kez daha sunuyorum.

Değerli Öğretmenler,

Belki takip etmişinizdir, hatırlayacaksınızdır. Meclis’in yasama yılı açılışında yaptığım konuşmada, öğretmenlik mesleğine özel bir bölüm ayırdım. Bunu özellikle yaptım. Her sene önemli bir konuyu orada işliyorum. Bu sene öğretmenlikle ilgili önemli şeyler söyledim. Eğitimin ve nitelikli öğretmen yetiştirilmenin de önemine dikkat çektim.  Orada da vurguladığım gibi, iyi yetişmiş, fedakar ve vizyon sahibi bir öğretmen, tüm öğrencilerinin istikbalini kurtarabilir.

Hatta şunu söyleyeyim, bir sınıf çok kalabalık olabilir, 60 kişi olabilir ama, eğer o sınıfın öğretmeni fedakar, vizyon sahibi bir öğretmen ise, o büyük sınıfın geleceğini gerçekten parlak kılar. Ama bazen öyle olur ki, çok küçük bir sınıf da olabilir, o sınıfta 10 kişi 20 kişi olabilir ama, eğer öğretmen çok nitelikli bir öğretmen değilse, vizyon sahibi bir öğretmen değilse,  o zaman o sınıfın geleceği çok parlak olmayabilir. Sadece bireysel yeteneklere bağlı olabilir. Bu kadar çok önemli.

Türkiye’de eğitim üzerine yapılan çalışmalar, bağımsız kurumlara yaptırdığımız çalışmalar da bize açık seçik hep bunu söyledi. Eminim ki Sayın Bakan, ki kendisi de bir eğitimcidir, profesördür. Bulunduğu kurumlarda yapısal değişikliklere çok önem veren bir bakandır. Kendisini yakinen tanıyorum. Milli eğitim camiamızda ve milli eğitim sistemimiz içerisinde önemli değişiklikler yapılırken, özellikle öğretmenlerle ilgili çok değişiklikler yapılması gerektiğine inanıyorum. Özellikle öğretmenlerin üzerinde çok durmamız lazım. Öğretmenler ne kadar iyi olursa, ne kadar çok iyi yetişmiş, nitelikli olursa, o zaman geleceğin çocuklarını kurtarırsınız. O bakımdan öğretmenlerin ihtiyaçlarını karşılamak, öğretmenlerin beklentilerine sahip çıkmak, öğretmenlere yapılacak yatırımın da bir parçasıdır.

Ülkemizin gelecekteki hedeflerine ulaşması bakımından, biraz önce söylediğim gibi nitelikli öğretmen yetiştirilmesi son derece önemlidir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde düzenlediği Ulusal Öğretmen Stratejisi Çalıştayı'nın, konuyla ilgili yürütülen çalışmalara ışık tutması bakımından çok önemli olduğuna inanıyorum. 

Diğer yandan öğrenme, hayat boyu devam eden, yeniliklere açık bir süreçtir ve öğretmenlerimizin de öğrenmeye devam etmesi gerekir. 

Hepimizin aslında beşikten mezara kadar öğrenmesi gerekir ama, öğretmenlerimizin de kendilerini yenilemeleri için, bir taraftan öğretirken öğrenmeye devam etmeleri gerekir.

21. yüzyılın koşulları, herkesin ve her kurumun kendini yenilemesini ve geliştirmesini zorunlu kılmaktadır. O kadar hızlı şeyler devreye giriyor ki, bunların hiçbirini bizim okullarda öğrenme imkanımız yok artık.  Dolayısıyla hepimiz öğrenmek zorundayız. Bu hepimiz için bir mecburiyet. Bu koşullar öğretmenlerimize, öğrenen olma ve kendini daima geliştirme sorumluluğunu da yüklemektedir. Çünkü hayat hızla akarken, teknolojiler değişmekte, bilgi sürekli güncellenmektedir. Artık bilgi kaynaklarına ulaşmak her zamankinden daha hızlı ve daha kolaydır.

Hakkari’deki, Artvin’deki bir öğretmenimiz de, Ankara’daki, İstanbul’daki, Edirne’deki bir öğretmenimiz de, aynı şekilde bilgi kaynaklarına bugünkü teknoloji ile ulaşabilirler. Yeter ki o arzu, o azim ve o takipçilik olsun.

Sizlerin bu anlayışla mevcut bilgilerinizle yetinmeyerek, bilgi ve becerinizi geliştirmek için yoğun bir gayret göstereceğiniz inancındayım.

Sayın Konuklar, Değerli Öğretmenler,

Öğretmenlik mesleğinin onuru ve saygınlığını korumak konusunda herkese önemli sorumluluklar düşmektedir.

Sizlerin beklentilerinizin ve haklı taleplerinizin olduğunu biliyorum. Tabii ki, öğretmenlerin görevlerini en iyi şekilde yapabilmeleri için, beklentilerinin karşılanması da gerekmektedir.

Şunu bilmenizi isterim ki: Öğretmenlere hak ettikleri imkanların verilmesi; güvenli, huzurlu bir çalışma ortamı sağlanması konusu üzerinde gerek Hükümet gerek Milli Eğitim Bakanlığı önemle durmaktadır.

Sözlerime son verirken, Cumhuriyetimizin kurucusu, Başöğretmen Atatürk'ü, aramızdan ayrılan değerli öğretmenlerimizi ve eğitimcilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.

Bütün öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü bir kez daha tebrik ediyorum. Hepinize hayatınızın her aşamasında, sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.

Ve hepinizden geldiğiniz illere döndüğünüzde arkadaşlarınıza, öğrencilerinize, eşim ve benim selamlarımı ve en iyi duygularımı iletmenizi de rica ediyorum. Tekrar hepinize hoş geldiniz diyorum, sağolun."

Yazdır Paylaş Yukarı