Türkiye-İran İş Konseyi Toplantısında Yaptıkları Konuşma

14.02.2011
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült

Cumhurbaşkanı Sayın Ahmedinejad, Değerli Bakanlar, Türkiye’den, İran’dan Değerli Milletvekilleri, Türkiye’den, İran’dan Türk ve İranlı İş Adamları, Değerli Hanımefendiler,

Hepinizi önce sevgi ve muhabbetle selamlıyorum ve değerli kardeşimle birlikte sizlerle burada olmaktan büyük bir mutluluk, memnuniyet duyuyorum. Sizlerin de bildiği gibi, büyük bir heyetle birlikte İran’a geldik. Bu benim Cumhurbaşkanı olarak İran’a ikinci gelişim, ama ilk gelişim başka bir vesileyleydi, bugün ilk resmi ziyaretimi yapıyorum. Bundan da büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Değerli Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, her zaman davetimize icabet etmiştir ve Türkiye’ye her toplantıda gelmişlerdir, katılmışlardır. Ben de bu ziyareti yapmayı uzun süredir istiyordum ve bugün buradayız çok şükür. Büyük bir heyetle birlikte geldik. Değerli bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki İran-Türkiye Dostluk Grubu’nun üyesi değerli milletvekilleri, çok sayıda iş adamı ve bölgeyle ilgilenen akademisyenler uçağımızdaydı. Bu ziyaret vesilesiyle, iki ülke arasındaki ilişkileri tekrar gözden geçiriyoruz, biraz daha güçlendiriyoruz, daha da ileriye taşıyoruz.

Bugün sabah Sayın Cumhurbaşkanı’yla birlikte hem baş başa hem heyetler arasında uzun görüşmeler yaptık. Tabii ki siyasi konuları, diğer konuları geniş bir şekilde görüştük, ama ekonomik konulara çok yer ayırdık bugün. Hem baş başa yaptığımız konuşmada hem heyetler arasında yaptığımız konuşmada çok yer ayırdık. Çünkü açıkça ifade etmek isterim ki, her iki ülkenin de iradesi gayet açıktır; ticaretimizi, ekonomik ilişkilerimizi, yatırımlarımızı karşılıklı daha da geliştirmek için. Biliyorsunuz, önümüzdee 30 milyar dolarlık bir ticaret hacmi hedefi vardır. Şu anda 10 milyar dolarlık ticaret yapmaktayız. Bu, geçen seneler daha azdı, süratli bir şekilde bu artıyor. Amacımız şudur: Bu bölgedeki iki ülke, iki köklü ülke İran ve Türkiye, ikisinin de çok büyük potansiyelleri var, çok büyük ekonomik potansiyelleri var. Bu büyük ekonomik potansiyelleri birleştirip, iki ülkenin halklarının yararına bunları gerçekleştirmek, sadece potansiyel olarak burada durmasın, bu fiiliyatta gerçekleşsin istiyoruz. Hatta bir örnek vermem gerekirse, iki önemli Avrupa ülkesi Almanya ile Fransa arasında nasıl çok yoğun ekonomik ilişkiler, ticari ilişkiler varsa, Türkiye ile İran arasında da aynı şekilde güçlü ekonomik ilişkiler olsun istiyoruz. Bu konuda devlet adamları olarak bizler, üstümüze düşeni yapıyoruz açıkçası. Sayın Cumhurbaşkanı, değerli kardeşim Ahmedinejad, ben, değerli başbakanlarımız, bakanlarımız, hepsi üstüne düşeni yapıyorlar. Ve burada memnuniyetle ifade etmek isterim ki, bugün sadece Sayın Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’la değil, biraz önce İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Mohammed Reza Rahimi’yle de geniş şekilde ekonomik ilişkilerimizi ve bunları nasıl daha artırırız, bu konuları konuştuk. Kendisinin de bu konuya ne kadar çok sahip olduğunu ve bu dosyaları ne kadar yakından izlediğini biliyordum, bir kez daha gördüm.

Bu vesileyle, Ağa Muhammedi’nin ne kadar çok yine bu konulara sahip çıktığını biliyorum. Türk iş adamlarının hepsi, doğrusu, bu çalışmalardan ziyadesiyle hep mutludur.

Bazen bilerek, bazen bilmeyerek ticaretimizin daha da gelişmesinin önünde engeller var. Bunları kaldırmamız gerekiyor. Bu, şu şekilde doğru olur. Her iki tarafın da kazanacağı şekilde bu düzenlemeler yapılırsa iyi olur. Bir tarafın kazandığı, bir tarafın kazanmadığı bir düzenleme, ilişki, sağlıklı değildir ve devam edemez. Onun için, her iki tarafın da kazanacağı, sürekli kazanacağı yeni düzenlemeleri yapmamız gerekir. Bununla ilgili, ticareti kolaylaştıracak, ticaretteki vergileri, tarifeleri, engelleri azaltacak düzenlemeler üstünde yoğun çalışılıyor. Bunlar üzerinde birkaç engel daha vardı, onları da bugün konuştuk. Ümit ediyorum ki, bütün bunları hep tamamlayacağız ve ticaret imkânları daha çok artacaktır. Yine ticaretin nakliyle ilgili sorunlar da var tabii ki, nakliyecilerimizle ilgili bunları da hep konuştuk, bunlarla ilgili de gerekli hep tedbirler alınacak. Gümrük kapılarımızın daha modernleştirilmesi, süratlendirilmesi, hızlandırılması ve yolların daha genişletilmesiyle ilgili konuları yine konuştuk, bunlarla ilgili kararları da aldık.

Türkiye ve İran gibi iki güçlü, büyük ülke bunları yapabilecek durumdadır. Yolların yapılması, gümrük kapılarının genişletilmesi, modernleştirilmesi, bunlar doğrusu çok kolay işlerdir aslında, ama gecikmiş işlerdir. Bu kararları da hep verdik, bunları da en süratli bir şekilde yapacağız.

Dün akşam da ben Türk iş adamlarıyla burada bir toplantı yaptım, değerli kardeşim. Onlara, “İran’ın yeni ekonomik politikalarını dikkatlice takip edin” dedim. Çok köklü ekonomik reformlar yapıyorsunuz. Bütün bunlar aslında, İran ekonomisini çok daha güçlü hale getirecek tedbirlerdir. Biz bu tedbirleri vaktiyle yaptık açıkçası. Bakıyorum, bir zamanlar bizim de yanlış gördüğümüz şeyler vardı, düzelttik, onların sayesinde Türk ekonomisi bugün güçlü hale geldi, Avrupa’nın 6. büyük ekonomisi olduk. Bugün Avrupa Birliği içerisinde, Avrupa içerisinde en hızlı büyüyen ekonomi, Türk ekonomisi oldu. Bankalarımız, bu ekonomik krizden gayet sağlam çıktı. Bankalarımızın hiçbirine bir kuruş bile biz ilave destek vermedik, bu ihtiyacı duymadılar. Ama bütün bunlar, Türkiye içerisinde yaptığımız köklü reformlar, hukuk reformları; bütün bunların sayesinde ekonomimiz rasyonel hale geldi, rekabetçi hale geldi ve kaliteli mal üretmeye başladık.

Öyle ki, Almanya’yla, İtalya’yla, Fransa’yla, İngiltere’yle bugün gümrük duvarlarımız yok, onlar istediğini satabilir, biz de istediğimizi satabiliriz ve bu rekabete de güveniyoruz doğrusu, ama bu, dediğim gibi, içeride aldığımız tedbirlerin sayesinde oldu. Başında iş adamlarımız, sanayicilerimiz biraz şikâyet etti, ama sonunda onlar da -burada var bazıları, o zaman şikâyet edenler- memnun. Çünkü öğrendiler, nasıl rekabet edilebilir. İstesek de, istemesek de, ülkelerin kapıları açılıyor, gümrükler açılıyor. Dolayısıyla, en iyisi hazır olmak ve bunlarla yarışmak. Sizin aldığınız bu tedbirler, İran ekonomisini de zaten bu noktaya kısa süre içinde getirecektir.

İran her bakımdan, doğal kaynakları zengin olan, insan kalitesi çok sağlam olan, bilim adamları çok fazla olan, çok sayıda üniversitesi olan çok büyük bir ülkedir. O açıdan, inanıyorum ki, ilerideki işbirliğimiz, ekonomik alandaki işbirliğimiz çok daha fazla olacaktır. Dün sizlerle yaptığım toplantıda bana bazılarınız çeşitli konuları ilettiniz. Bu konuları da hep başta Sayın Cumhurbaşkanı, değerli kardeşim olmak üzere, Sayın Başbakan, Sayın Ağa Muhammedi, hepsiyle de paylaştık. Hepsi de bunları, sağ olsunlar sahipleneceklerdir. Burada benim gördüğüm şey şudur: İranlı yetkililer, Cumhurbaşkanından bakana kadar, herkes Türk iş adamlarının burada iş yapmasını arzu ediyorlar. Bu siyasi irade ve siyasi davet olmazsa zaten olmaz açıkçası. Bunu zaten biliyoruz, ama bugün bir kez daha gördük, karşılıklı paylaştık, teyit ettik. Bundan ziyadesiyle memnun oldum. Tekrar çok teşekkür ediyorum. Türkiye de aynı şekilde, bütün İranlı iş adamlarına, iş alımlarına açıktır. İstediğiniz gibi şirketler kurabilirsiniz, istediğiniz gibi ticaret yapabilirsiniz ve istediğiniz yatırımları da yapabilirsiniz. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki: Türkiye’de bizim hukukumuz, iş hayatında bir ayrım yapmaz. “Türk müdür, İranlı mıdır, Alman mıdır, İngiliz midir”, ayrım yapmaz. Yeter ki herkes işini düzgün yapsın, kurallara uygun yapsın. Herhangi bir şekilde bir konu mahkemeye intikal ederse de, o şirketin sahibi kim, ona bakılmaz. Kim haklı, kim haksız, buna bakarız. Onun için, hepinizi ben de davet ediyorum. Siz Türkiye’de ne kadar çok iş yaparsanız, biz o kadar çok memnun oluruz. Türk iş adamları da burada ne kadar çok iş yaparsa, o kadar.

Bugün artık işler, ticaret, daha çok özel sektör vasıtasıyla yapılıyor. Hâlâ devletlerin hâkim olduğu tabii ki önemli şirketler vardır, gerek bizim gerek İranlıların. Ama esas ekonomiler, müteşebbislerin elinde yükseliyor. Ülkeler, müteşebbislerin elinde güçlü hale geliyor. Onun için sizleri teşvik ediyoruz. Onun için bu kadar yoğun programlarımız içinde, iki cumhurbaşkanı olarak karşınızdayız ve sizi daha çok iş yapmaya davet ediyoruz. Ben bir kez daha, geldiğimiz andan itibaren şahsıma, bakanlarıma ve değerli iş adamı heyetimize, iş hanımlarına gösterilen misafirperverlikten dolayı, hepinize çok çok teşekkür ediyorum. Sağ olun.

Yazdır Paylaş Yukarı