Erciyes'te Basına Yaptıkları Konuşma

26.01.2008
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült
Değerli Arkadaşlar,
Cumhurbaşkanı seçildikten sonra doğduğum yer olan, memleketim olan Kayseri'ye ilk defa gelmiş bulunuyorum. Her ne kadar bir kez sadece oy kullanmak için gelip döndüysem de onu saymamak gerekir. Dolayısıyla ilk defa kendi şehdrimi ziyaret ediyorum. Cumhurbaşkanı olduktan sonra ilk ziyaretlerimi sizlerin de takip ettiğiniz gibi Doğu ve Güneydoğu illerimize yaptım. Oradaki vatandaşlarımızla beraber oldum onlarla kucaklaştım, oralarda çok büyük bir sevgi gördüm.
Yine bu bölgede Silâhlı Kuvvetlerimizin verdiği büyük mücadeleyi yakından gördüm, en sınır uçtaki karakollarımızı ziyaret ettim. Aradan neredeyse beş ay geçti, bugün de doğduğum şehir Kayseri'deyim. Tabii ki insanın kendi doğduğu şehri Cumhurbaşkanı olarak ziyaret etmesi ayrı bir mutluluk, ayrı bir heyecan vermektedir. Bu gayet güzel bir insanî duygudur, eminim ki bunu herkes gayet iyi takdir edecektir. Bütün siyasî hayatım boyunca da Kayseri bana her zaman büyük destek vermişti ve beni her zaman bağrına basmıştı, ben de elimden geldiği kadar şehrime hizmet etmek için uğraşmıştım. Şimdi bütün Türkiye'yi temsil ediyor olmaktan büyük bir mutluluk ve büyük bir sorumluluk duyuyorum.
Kayseri ziyaretimiz esnasında yine Türkiye'nin en güzel dağlarından biri olan Erciyes Dağını bugün sizlerle beraber ziyaret ettik, Erciyes Dağına çıktık. Her ne kadar henüz dağın eteklerindeysek de, dağın kışın ne anlama geldiğini görüyoruz. 15 dakika önce pırıl pırıl olan hava, Erciyes Dağı bütün ihtişamıyla ortadayken, 15 dakika içerisinde birden bulutlar geldi kapladı, tipi bastırdı ve gördüğünüz gibi hiçbir şey göremiyoruz. Buraya yapılacak güzel tesisleri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki Bey biraz önce sundu, güzel bir brifingle buraya getirilecek tesisleri anlattı. Buranın inşallah kısa süre içerisinde çok büyük bir kış merkezi olacağını ümit ediyorum.
Türkiye'nin aslında kış merkezi olmaya uygun çok güzel yerleri vardır, Erzurum bunların başında gelmektedir. Bildiğiniz gibi 2011 Üniversite Kış Olimpiyatları Erzurum'da yapılacaktır. Aynı şekilde Orta Anadolu'da da kış turizminin en güzel yapılabileceği yer Kayseri ve Erciyes'tir. Burada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Yine hatırlıyorum, siyasette, Hükümetteyken buradaki kamuya ait sosyal birimlerin, binaların özelleştirilmesi için çok uğraşmıştım. Bugün onların bazılarının özelleştirilip özel müteşebbis elinde birinci sınıf otellere döndüğünü görmekten de ayrıca büyük bir memnuniyet duydum.
Türkiye sadece yaz turizmiyle zengin olan bir ülke değildir, sadece denizleriyle, sadece kumsallarıyla, sadece güneşiyle değil, Türkiye'de aslında turizm çok geniş bir şekilde yapılabilir. Bir taraftan yayla turizmi Karadeniz için, kış turizmi Doğu Anadolu, Erzurum ve diğer çevre iller, Kayseri, buralar için. Tabii ki kültürel zenginliklerimiz, arkeolojik zenginliklerimiz bakımından Orta Anadolu'nun yine çok büyük zenginlikleri vardır. Bütün bunları en iyi şekilde tanıtmak, en iyi şekilde içeride ve dışarıda herkesin bilgisine sunmak da hepimizin görevidir. İnanıyorum ki Türk ekonomisi bir taraftan güçlü şekilde gelişirken, turizm sektörü aynı şekilde gelişmekte, kültür hayatı aynı şekilde gelişmekte. İstanbul, bildiğiniz gibi 2010 yılında Avrupa'nın kültür merkezi olarak ilân edildi ve kabul edildi. İnşallah bu Mart ayında yapılacak seçimde İzmir Expo 2015 için kararlaştırılırsa Ege bölgesine çok büyük canlılık getirecek, çok büyük yatırımlar yapılacak, milyonlarca turist sadece Expo için gelecek. Türkiye topyekûn kalkınmakta, topyekûn gelişmekte ve bununla hepimiz de iftihar etmekteyiz.
Ben Türkiye'nin geleceğinin her zaman güçlü olduğuna, her zaman parlak olduğuna daima inandım. Bu uğurda hepimiz elbirliği içerisinde çalışmalıyız. Enerjilerimizi sivil-resmî, herkes enerjisini birleştirmeli, büyük bir sinerji oluşturmalı ve Türkiye'yi ileriye doğru çok daha güçlü bir şekilde taşımamız gerekiyor. Zaten bu Cumhuriyetin kuruluş hedefidir. Büyük Atatürk, muasır medeniyetlerin seviyesine dememiştir, onların üstüne demiştir. Türkiye kararlı bir şekilde güçlenmeye, büyümeye devam ettikçe bunun da gerçekleşeceğine olan inancım tamdır.
Söyleyeceklerim bunlar, sizlerin sorularınız varsa bunlara cevap vermek isterim.
SORU : Sayın Cumhurbaşkanı, dün Erciyes Üniversitesinde yaptığınız konuşmada üniversitelerin inanç serbestîsi olan ve düşünce özgürlüğünün olduğu yerler olması gerektiğini ve ideolojik tartışmaların dışında tutulması gerektiğini söylediniz. Ancak bugünkü durum pek öyle değil. Başörtüsüne özgürlük konusunda MHP ve AK Parti uzlaştı. Bunun çözüm yolu nasıl olmalı? Anayasal bir düzenleme mi, yoksa yasal düzenleme yeterli midir?
CEVAP : Şimdi bakın, benim dünkü konuşmam genel bir konuşmadır. Ben dikkat ederseniz bugünkü konjonktürel tartışmalara, siyasî tartışmalara katılmak istemiyorum. Bu siyasî tartışmaları siyasetçiler, siyasetin bütün aktörleri, farklı farklı düşüncede olanlar gayet açık, şeffaf bir şekilde tartışıyorlar. Hür, demokratik ülkeye yakışacak bir cesarette ve şeffaflıkta bunlar tartışılıyor, farklı farklı fikirler ortaya atılıyor, konuşuluyor ve sonunda demokrasilerde bu tip tartışmalar nasıl neticelenmişse öyle neticelenecektir.
Ben dün Üniversitede yaptığım konuşmada genel anlamda üniversitelerin kalkınmanın, ilerlemenin, modernleşmenin lokomotifi olması gerektiğini söyledim ve üniversitelerin, Türkiye'de ekonomik olarak en gelişmiş, demokratik olarak en ileri seviyeye geçmiş ülkelerin üniversitelerinin havasını yaşamasını arzu ettiğimi söyledim. Sadece bir hususa değinmedim. Fikirlerin serbest tartışıldığı, özgürlüklerin doyasıya teneffüs edildiği ve herkesin bilimsel bir yarış içerisinde olduğu düşüncelerimi ifade ettim. Konjonktürel tartışmaları siyasetçiler yapıyorlar. Ben de doğrusu takip ediyorum.
SORU : Efendim, siz kendiniz de ifade ettiniz, Kayseri'ye önceki gelişinizde oy kullanmıştınız. Siz her zaman halkın görüşüne başvurmak gerektiğini, önemli kararlarda halkın katılımını almak gerektiğini çeşitli vesilelerle de vurguluyorsunuz. Geçen sefer de Cumhurbaşkanını halkın seçmesi konusundaki anayasa değişikliği için oy kullandınız buraya gelip. Acaba merak edilen husus şu: Yine önümüzde bir Anayasa değişikliği, bu sefer siz Cumhurbaşkanı iken geldiğinde acaba halkın önüne bunu götürme ihtiyacı duyar mısınız, referandum konusunda ne düşünüyorsunuz?
CEVAP : Daha önce Türkiye'de yeni bir anayasa yazılmasıyla ilgili konular tartışılırken, bunlarla ilgili görüşlerimi ifade ettikten sonra şöyle düşünmüştüm: Henüz karar vermedim, ama bunların neticesinde belki büyük bir anayasa değişikliği söz konusu olunca önemli konuları halkın da oyuna sunmakta fayda vardır diye düşünüyorum dedim. Ama bunlara kesin karar vermiş değilim dedim. Bu hususta da aynı cevabı vermek isterim.
SORU : Efendim, karikatüristlerle ilgili bir soruşturma başlatıldı. Cumhurbaşkanlığından yapılan bir açıklamada da sizin dahlinizin olmadığı söylendi. Ama sonuçta siz böyle bir süreci tasvip ediyor musunuz?
CEVAP : Açıklamada belirttiğimiz gibi doğrusu bizim haberimiz yok, hatta duyunca ben sordum Genel Sekreterimize, Genel Sekreter Yardımcımıza, bizim herhangi bir müdahalemiz söz konusu değil dediler, hatta kimsenin de haberi yoktu. Ben şahsımla ilgili konularda bu tip konulara mizah olarak bakarım açıkçası, bazen gülüp de geçeriz. O karikatürde beni korkuluğa benzetmişler, ben siyasî hayatımda hep kargalarla mücadele etmiş bir insanım, ne anlayacağım, ne yapacağım? Ama Cumhurbaşkanlığı makamını bilmiyorum tabii, bununla ilgili kanunları da bilmiyorum, ama ben şahsım olarak mizah olarak bakarım bütün bu tip şeylere. Yani, beni iyi çizmiş, kötü çizmiş, açıkçası bunların çoğuna gülüp geçerim. Nasıl yorumlarsanız öyle yorumlarsınız. Öbürü belki beni incitmek için korkuluk gibi yapar, ben de benim söylediğim gibi alırım bunu, algılarım. Onun için benim gülüp geçtiğim konulardır bunlar.
SORU : Efendim, Köşk'te edebiyatçıları ağırlamaya hazırlanıyorsunuz. Acaba meselâ karikatüristleri de ağırlamayı düşünür müsünüz?
CEVAP : Düşünürüm tabii, niye düşünmeyeyim. Bunlar bir adımlık veya bir seferlik toplantılar değil. Muhakkak ki Türkiye'de çok değerli sanatçılar var, yazarlar var, tarihçiler var, dediğiniz gibi karikatüristler var, herkes var, yani çok değerli insanlar var. Ümit ediyorum ki, vakit geçtikçe düzenli olarak bu toplantıları yapmak istiyorum. Allah izin verirse hepsiyle de tabii beraber olmayı çok arzu ederim.
SORU : Efendim, Adalet Ağoğlu, Elif Şafak gibi isimler var, acaba son dönemde kitap okuyabiliyor musunuz; çok yoğun bir trafik var, çünkü merak ediyoruz, acaba kitap okumaya vaktiniz oluyor mu, neler okuyorsunuz?
CEVAP : Okumaya çalışıyorum, daha altını çizerek okumam gereken kitapları masada okurum doğrusu. Roman, hikâye gibi kitapları da okuyorum. Onları da daha rahat bir ortamda uyumadan önce okurum, okumaya devam ediyorum.
SORU : Sayın Cumhurbaşkanım, ortam çok müsait değil ama bir soru var; dün Sayın Irak Cumhurbaşkanının Türkiye'ye 7-8 Şubat'ta geleceği şeklinde bir haber verildi. Sizin böyle bir davetiniz Sayın Talabani'ye var mı? Yakın zamanda Talabani için kesinleşmiş bir tarih söz konusu mu?
CEVAP : Ben daha önce de söyledim, Irak bizim komşumuz olan bir ülke. Sayın Talabani Irak'ın seçilmiş bir Cumhurbaşkanı ve Irak'ı temsil ediyor. Irak'a komşu birçok ülkeye gidiyor, geliyor, davetler yapılıyor. Dolayısıyla Türkiye'ye de gelmesinde bir mahsur yok. Ama şu anda yapılmış bir davet henüz söz konusu değil. Ama demin söylediğim gibi, Irak'ın Cumhurbaşkanıdır.
SORU : Efendim, dün Dışişleri Bakanını Ankara Palas'a taşımayı düşündüm, ancak olmadı demiştiniz, biraz açar mısınız, o bize ilginç geldi de? Neden olmadı, neden öyle bir fikriniz oldu?
CEVAP : Şöyle: Dışişleri Bakanı olarak birçok Avrupa ülkesini, birçok değil hepsini defalarca ziyaret ettim. Bu ziyaretlerimde hem başbakanlarıyla, cumhurbaşkanlarıyla, dışişleri bakanlarıyla görüştüm. Hep gittiğim yerlerde dışişleri bakanlıklarının, o ülkenin en büyük tarihi, anlamlı binaları olduğunu hep gördüm ve o ülkelerin ihtişamını, tarihini yaşatıyorlar. Roma'ya giderseniz bunu görürsünüz, Prag'a giderseniz bunu görürsünüz, Londra'ya giderseniz bunu görürsünüz, nereye giderseniz böyle ayrı bir görkem vardır, ayrı bir tarih vardır. Ankara Palas da bildiğiniz gibi Dışişleri Bakanlığına tahsis edilmiş bir binadır. Ben havaalanından her dönüşümde, Ulus'a yaklaştığımda muhakkak şöyle camdan çevredeki binaları, Ulus'u geçene kadar o Cumhuriyet devrinin o ilk dönemki o güzel binalarını, o zarif binalarını hep onları böyle seyrederek geçerim ve gerçekten doyum olmaz. Güzel de ışıklandırılıyor, bu ta Opera Binasına, hatta Türk Ocağına kadar gelir, hatta Dil Tarih, onu da katabilirsiniz, ondan sonra biter. Ankara Palas bunlardan birisidir, ayrıca çok anlamlıdır. Bir ara doğrusu Bakanlığın yönetim kadrosunu Bakanlık makamıyla birlikte oraya taşıyayım, bütün misafirler oraya gelsinler diye arzu ettim. Ama sonra arkadaşlar kopukluk olacağını söylediler ve gerçekleştiremedik. Yoksa Dışişleri Bakanlığına bağlıdır orası. Ümit ediyorum ki, ileride Ulus kötü binalardan temizlenir, o bazı betonarme binalar var, onlardan temizlenir. Bütün o Cumhuriyetin ilk dönemlerindeki o güzel binalar, eski Meclis, Ziraat Bankası, Vakıflar Bankası, Merkez Bankası, bütün onlar ortaya çıkar. Belki o zaman düşünülebilir, tekrar o zamanki arkadaşlar düşünebilirler belki; dün bu bağlamda ifade etmiştim.
SORU : Efendim, Erciyes'te kayakla ilgilendiniz mi daha önce?
CEVAP : Maalesef biz çocukluğumuzda gerek orta, gerek lise öğrencisi iken, hatta daha sonraki yıllarda da son yıllara kadar hepimiz bu Erciyes'in eteklerinde büyümemize rağmen kayakla çok ilgilenmedik.
SORU : Mehmet Emre pek öyle gözükmüyor efendim?
CEVAP : Mehmet okulun kayak takımında olduğu için bazı yerlerde görüyorum haber çıkıyor, oralara aslında kendi başına gitmiyor, okulun kayak takımıyla gidiyor ve o vesileyle o ilgileniyor, o kayak yapıyor. Ama şimdi memnuniyetle görüyorum ve biliyorum ki, Kayseri'de herkes kayakla çok yakından ilgileniyor, devamlı geliyorlar hafta sonları. Tabii çok güzel merkezler de yapılıyor, Büyükşehir Belediye Başkanımıza tekrar teşekkür ediyorum, burada çok büyük bir projeyi gerçekleştirmek üzere. Bildiğiniz gibi, geçen yıllarda çıkan kanunla Büyükşehir Belediyelerinin sınırları çok genişletildi. Dolayısıyla Erciyes'in planlaması, imarı da Büyükşehir'e geçti. Ben Sayın Başkan'ın bu projesini gerçekleştireceğine inanıyorum. O zaman buranın çok büyük, sadece Kayseri için değil Ankara işte buraya 300 kilometre çift yoldur, İstanbul'a günde beş altı tane uçak seferi var, bazen 10 uçak seferi var. 1 milyona yakın yolcu kapasitesi olan bir havaalanı, 1-1,5 saat mesafede her yere. Yurt dışından gelen turistlerin çok olduğu söyleniyor, buranın büyük bir turizm merkezi, büyük bir kayak merkezi olacağına inanıyorum. Benim için biraz geç oldu, bu saatten sonra kayak öğrenmek de, yapmak da biraz zor.
Yazdır Paylaş Yukarı