İçişleri Bakanı Sayın Atalay ve Beraberindeki 92. Dönem Kaymakamlarını Kabulünde Yaptıkları Konuşma

27.03.2008
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült
Değerli genç kaymakamlar, her şeyden önce sizleri tebrik ediyor, hepinize başarılar diliyorum. Başta, mezun olduğunuz üniversitelerde sizleri yetiştiren, daha sonra da bu üç yıllık staj döneminizde sizi eğiten, size bilgilerini aktaran, tecrübelerini aktaran herkese şükranlarımı sunuyorum.
Sizler, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en önemli idarecileri olarak ortaya çıkacaksınız. Sizler, geçen süre içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en önemli kişileri olacaksınız. Sizler, bulunduğunuz yerlerde Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsil edeceksiniz. En küçük mülkî birim olan sizler bütün devlet organlarının hepsini şahsınızda temsil edeceksiniz ve -biraz önce Sayın Bakanın söylediği gibi- siz devletin oradaki kapısı olacaksınız. Bu bakımdan çok önemli bir mesleğin içerisindesiniz. Bu, sadece bir meslek değil, bunun ötesinde Türk devletine olan en büyük hizmetin içinde, hizmet yarışı içindesiniz. Bundan dolayı hepinizi tekrar tebrik ediyorum, hepinize tekrar başarılar diliyorum.
Biraz önce dinlediğimiz üç yıllık eğitim süreciniz gerçekten çok dikkat çekicidir. Pek çok kişi kaymakamların ne kadar ciddî bir eğitimden geçtiklerini ve bundan sonra kaymakam olduklarını bilmez. Bir yıl çoğunuz dünyanın çeşitli üniversitelerinde tahsil yaptınız. Bir taraftan eğitim aldınız, bir taraftan yurt dışında tecrübe kazandınız. Yurt dışı ziyaretlerimde zaman zaman ziyaret ettiğim üniversitelerde Türkiye'den gelen kaymakam adaylarının oralardaki eğitimlerini hep takip etmişimdir.
Şimdi size tavsiyem şudur: Gittiğiniz, göreve başladığınız yerler Türkiye'nin en küçük ilçeleridir. Buraya gittiğinizde sakın bu üç yıl çok dinamik geçen yıllarınızı unutmayın. Yurt dışında gördüğünüz bir yıllık eğitimi, lisan bilgisini, sakın köreltmeyin. Tam tersine, gittiğiniz yerde büyük bir liderlik şansı doğuyor size. Küçük birimlerde kendinizi en iyi şekilde gösterebilirsiniz. Türk halkı kendisine bir adım atan devlet adamına 100 adım yaklaşır. Gittiğiniz yerlerde kapınızı açtığınızda, o ilçenin halkını kucakladığınızda, inanın ki onlar, sizin oradan ayrılmamanız için mesajlar gönderecekler, heyetler göndereceklerdir. O bakımdan, gerçekten büyük bir yarış içerisindesiniz, çok önemli bir görev içerisindesiniz ve devleti orada siz temsil ediyorsunuz. Türkiye'nin, demokratik, lâik bir hukuk devleti olduğunu en iyi şekilde orada herkese siz göstereceksiniz. Bunları yaparken, modern bir anlayışla liderlik göstermeniz gerekiyor. Modern yönetici nasıl olacaksa, böyle olmanız gerekiyor. Gittiğiniz yerlerde çok zor, çok sıkıntılı bazen çok moral bozucu manzaralarla karşılaşacaksınız. Bunlar maalesef ülkemizin gerçekleri. Ama sizin göreviniz, o zor, o sizi üzen manzaraları iyiye çevirmek olacak. Onun için çok çalışmanız, çok gayret sarf etmeniz, bugünkü modern yönetim tarzını ortaya koymanız gerekir. Ne kadar şeffaf olursanız, ne kadar tarafsız olursanız, ne kadar herkesi kucaklarsanız, ne kadar modern dünyanın gördüğünüz ilkelerini, ortak değerleri o küçük birimlere taşıyabilirseniz o kadar çok sevileceksiniz ve o kadar çok başarılı olacaksınız.
Unutmayın ki, Türkiye, Avrupa Birliği müzakere süreci içerisinde standartlarını her bakımdan yükselten bir ülkedir. Bu standartları ilçelere taşıyacak olanlar da sizler olacaksınız. Şüphesiz ki öncelikleriniz olacaktır. Bunların içinden eğitime çok önem vermeniz gerekir.
Bakın size şunu söyleyeyim: İşler normal, rutin seyrinde giderse çok fazla şeyi değiştiremezsiniz. Sizin, rutin giden işleri çok daha hızlandıracak bir çaba, ve liderlik içinde olmanız lâzım. Ancak, o zaman büyük işler başarabilir, zor meseleleri halledebilirsiniz. Bunları halledebileceğinize inanıyorum. Böyle bir liderlik gösterdiğimizde halk direkt olarak sizi bağrına basacaktır ve sizin arkanızdan her yere gidecektir. Onun için eğitime çok önem verin. En iyi yatırım, eğitime yapılan yatırımdır. Tek tek toplu hâlde teşvikleri muhakkak yapın.
Sağlık da şüphesiz çok önemli. Sağlığın olmadığı yerde, sağlık imkânlarının olmadığı yerde zaten huzur olmaz ve acılarla karşı karşıya kalırsınız.
Çevre bugünkü modern yöneticinin yine çok dikkat etmesi gereken şeydir. Bazen bunlar parasız, masrafsız, sadece sizin liderliğinizde halledilecek meselelerdir. İlçelerimizin güzelleşmesi, çevrenin temizlenmesi, ağaçlandırma, su imkânları, bütün bunlar aslında sizin gördüğünüz, gezdiğiniz ve şimdiye kadar öğrendiklerinizi orada aktarma fırsatı verir. Böyle bir büyük bir sınavla karşı karşıya olduğunuz için hepinizin sevinç içinde bulunması gerekiyor. Sakın gittiğiniz yerlerde kendinizi boşlayıp atalete sevk etmeyin. Öğrendiniz lisanları unutmak için değil, tam tersine daha da ilerletmek için uğraşın. Yoksa, çalışmayı, aynı zamanda kendinizi eğitmeyi gittiğiniz yerlerde devam ettirmezseniz, o zaman onların hepsi heba olur.
Büyük bir imkân ve fırsatla karşı karşıyasınız. Bunu en iyi şekilde değerlendireceğinize inanıyorum. Tekrar hepinize başarılar diliyorum.
Devletimizin temel ilkeleri gayet açıktır, Anayasamız gayet açıktır. Sizin göreviniz, sadece Türkiye'nin gelişmiş bölgelerini değil, Türkiye'nin her tarafını Büyük Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine çıkartmaktır. Bunun için gittiğiniz en küçük birimden başlamak göreviniz olacaktır. Ben inanıyorum ki, burada göstereceğiniz başarılar, burada göstereceğiniz gayretler sizi, hem yöneticiler, hem de halk nezdinde çok dikkati çeken kişiler hâline getirecektir, bizler de sizin başarılarınızla kıvanç duyacağız.
Ben tekrar hepinize başarılar diliyorum, yolunuz açık olsun. Hepimizin bu dileklerini, düşüncelerini sevgi ve muhabbetlerini gittiğiniz yerlerde bütün halkımıza taşımanızı diliyorum.
Tekrar başarılar diliyorum.
Yazdır Paylaş Yukarı