Ahilik Haftası Kutlama Törenlerinde Yaptıkları Konuşma

18.10.2008
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült
Çok saygıdeğer vatandaşlarım, değerli hemşerilerim ve Türkiye'nin dört bir yanından bugün Kırşehir'e gelmiş olan bütün esnaf derneklerin, federasyonların, birliklerin temsilcileri hepinizi sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.
Bugün, "Ahilik Haftası" törenleri münasebetiyle sizlerle beraber olmaktan, Kırşehir'de olmaktan gerçekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Kırşehir her geldiğimde daha güzelleşen, daha gelişen bir Anadolu şehrimiz olarak görmekten de ayrıca yine çok seviniyorum.
Bugün helikopterle gelirken, şöyle bir şehrin üzerinde dolaştığımızda, şehrin de giderek yeşillendiğini, güzelleştiğini, çift yolların çok daha güzel bir şekilde ortaya çıktığını, bunları görmekten hep mutlu oluyorum.
Üniversitemizin açılması, biraz sonra oraya da gideceğim, yeni yeni kamu hizmetlerinin gelmesi, özel sektörün daha faal hale dönüşmesi, bütün bunlar gerçekten hepimizi çok sevindiriyor. Sizler çok daha fazla hizmetlere layık olan değerli vatandaşlarımızsınız. Bundan dolayı bir kez daha memnuniyetimi ifade ediyorum.
Değerli vatandaşlarım, değerli hemşerilerim; geçen sene Cumhurbaşkanı seçildikten sonra -hemen bir ay kadar sonraydı- yine o zaman Ahilik Haftası vesilesiyle Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu Başkanı Sayın Palandöken ve arkadaşları beni ziyaret edip, geçen seneki bu toplantıya davet etmişlerdi. Ben de o zaman "şimdi henüz yeniyim, önce bir buradaki işlerime iyice bir hakim olayım, inşallah gelecek sene hep beraber orada oluruz" demiştim. Daha sonra da bu seneki davetler için değerli milletvekilleriniz, valiniz, belediye başkanınız ve ilinizin ileri gelenleri gelip beni davet ettiklerinde, zaten onlara bir sözüm var, inşallah geleceğim demiştim. Ve bugün bu sözümü tutuyor olmak ve sizlerle beraber olmaktan da ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Değerli vatandaşlarım, bugün burada bulunuş sebebimiz Ahi Evran Şenlikleri, Ahilik Haftası vesilesi. Bu vesileyle türbeyi ziyaret ettik, Fatihalar okuduk ve orada çok güzel dileklerde bulunduk. Biraz önce Belediye Başkanınızın söylediği projenin de buraya gerçekten yakışacağına inanıyorum. Buraya güzel bir kültür merkezi, aynı zamanda eğitim merkezi olarak bunun burada gerçekleşmesini ben de gerçekten destekleyeceğim. Eminim ki buraya ayrı, güzel bir hava verecek.
Bundan yüzyıllar önce bu toprakları bize vatan yapan, burada Türklüğü, Müslümanlığı yoğuran, bizim kimliklerimizi oluşturan, yüzyıllar önce çok büyük Alperenler, büyük âlimler geldi. Genellikle bu çevrede oldular. Seyit Burhanettin Kayseri'de, Mevlana Konya'da, Hacı Bektaş-ı Veli Nevşehir'de, Ahi Evran burada. Burasını Anadolu'nun bir çanağı gibi düşünürseniz, bu çevrede başladı ve bütün Anadolu'ya bu büyük kişiler, bu büyük önderler bizim değerlerimizi kimliğimizi oluşturan aydınlanma dönemini yaşattılar.
O aydınlanma dönemi dediğimiz veya bizim değerlerimiz dediğimiz, şeyler nelerdir diye baktığımızda, dostluk, kardeşlik, birbirimizin kusurunu yeri geldiğinde affetmek, dürüstlük, çalışkanlık, açık olmak, hak, helal, haram, bunları bilmek, kul hakkını, bunları gözetmek, yapılan bir işi en iyi şekilde yapmak, kusurları saklamamak ve yeri geldiğinde mert olmak, yeri geldiğinde vatanını, toprağını, ülkesini, insanlarını sonuna kadar koruyabilmek. Bunları çok genişletebiliriz, ama bütün bunlar bizim değerlerimiz ve bunları hep öğrettiler bize.
Tabii biz şimdi bu haftayı kutlarken, buna sadece kültürel bir bazda almamak gerekir veyahut da sadece geçmişimizle övünen sadece onları anan bir tarzda geçmemesi gerekir. Çağlar değişiyor, yıllar değişiyor, dünya değişiyor, Türkiye değişiyor ve bugüne bunlardan ders çıkartıp bugüne o güzel değerleri, bugünün gerçekleri çerçevesi içinde uyarlamamız gerekir. Bu konuyla ilgili geçenlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışında da yaptığım konuşmada değindim ve şunları söyledim: Tarihimizde Ahilik kurumundan başlayarak iş ahlakı konusunda derin bir geleneği bulunan Türk toplumunun bu alanda çevresine de örnek olacak bir düzeye yükseleceğine içtenlikle inanıyorum ve bunu temenni ediyorum dedim.
Bütün bu değerleri biz gerçekleştirdiğimizde, şikâyetlerimiz azalacak, yolsuzluklar, hırsızlar bunlar olmayacak, birbirinin hakkı yenmeyecek. Yapılan işimizi daha iyi yapacağız ve aynı zamanda güçlü olacağız, büyük olacağız. Herkes yaptığı işi en iyi şekilde yaparsa, en kaliteli şekilde yaparsa bugünün tabiriyle, o zaman Türkiye topyekûn güçlü olacak, Türk ekonomisi topyekûn daha büyük olacak, hepimizin işi gücü çok daha iyi olacak. Hepimiz çok daha zengin olacağız, çok daha refah söz konusu olacak. Yoksa sadece bu güzel sözleri burada tekrarlamak değil, bunları hayata geçirmemiz gerekir.
Burada da hepinize seslenmek istiyorum bir kez daha bu işe doğrusu çok önem verdiğim için; burada Sanayi Bakanlığının değerli yöneticileri burada, başta Sayın Bakan Bey olmak üzere ve çok daha önemlisi Esnaf ve Sanatkârlarının Başkanları ve Temsilcileri burada, hepiniz buradasınız. Bu vesileyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığım ve seslendirdiğim konuyu bir kez daha seslendirmek istiyorum. Bakın, sizler de bahsettiniz, Ahilik teşkilatı önce öğretmekle başladı, ama ondan sonra sadece öğreten, sadece konuşan insanlar olmadılar, iş yapan insanlar oldular. Ahi Evran da kendisi bir sanatkârdı. Kendisi o günlerde bir esnaf olarak sanatkâr olarak bir işletme başlattı. Yani iş yapmaya başladı, insanlara yardımcı olmaya başladı ve insanlara faydalı olmaya başladı. Sonra tabii bu gelişti, onu gören birçok insan sadece geleneksel bir şekilde hayatını kazanmaktan ayrıldı, iş yapmaya başladı. Kimi duvarcı oldu, kimi derici oldu, kimi o günün şartları neyse onları yapmaya başladı. Sonra bu Osmanlı İmparatorluğunda gelişerek daha sistemli hale geldi. Localar kuruldu. Her esnafım diyene sen esnafsın denmedi, ona sertifika dediğimiz bu günün anlamıyla, o gün berat'lar verildi. Sen bu işi iyi yapıyor musun, bunu önce ispatla denildi. Onun o işi öğrenmesi için bu gün "kurs" dediğimiz o günün dersleri verildi. Çıraklıklar oldu ve daha sonra sizin karşıtınız olan o günkü localar bu beratları verdiler ve herkes o işleri en güzel şekilde yapmaya başladı.
Bakın, burada size yine açıkça söyleyeyim; o günden kalan binaları koruyoruz. O günden kalan devlet binaları, camilerdir, hastanelerdir, köprülerdir, şifahanelerdir, medreselerdir. Baktığımızda, ne kadar güzel yapılmış, ne kadar sanat eseri, ne kadar ince işler. Bugün baktığımızda, bazı binalarımızın ne kadar gelişigüzel yapıldığını görüyoruz. Şimdi o günkü localar Cumhuriyet döneminde ve şimdi işte kooperatifler olmuş, esnaf ticaret odaları olmuş ve sizler temsil ediyorsunuz. Onun için burada sizlere ve herkese seslenmek istiyorum; biz sadece eğitim dediğimizde kitap okuyan veya liseyi bitiren, sadece üniversiteyi bitiren, diploma alan, bunu anlamamamız lazım. Eğitim dediğimizde bir işi yapmayı öğrenmek ve öğretmek de eğitim.
Şimdi şurada beni dinleyen bütün vatandaşlarıma soruyorum: Herkes kendi kendine bir sorsun, desin ki, ya ben en iyi hangi işi yapıyorum deseniz, şöyle eminim ki çoğumuz cevap veremeyeceğiz. Bir taraftan her işi yaparız diye ortaya çıkarız, ama öbür taraftan da ya her işi yaparız güzel ama hangi işi en iyi yaparız dediğimizde buna cevap bulmakta da hepimiz zorlanıyoruz.
Onun için, Mecliste söyledim, burada da bütün Türkiye'ye ve herkese bir kez daha sesleniyorum; meslek erbabı azaldı aramızda. Tekrar söylüyorum, herkes adeta mesleksiz, nüfusumuz büyüyor, genç nüfusumuz, herkes her işten anlarım diyor, ama bir işten çok iyi anlayan insanlarımızın sayısı da azaldı. Bir taraftan herkes iş arıyor, ama öbür taraftan ben biliyorum, büyük şirketler, işadamları işçi arıyorlar, iş bilen insan arıyorlar, çok iyi duvarcı arıyorlar, çok iyi demirci arıyorlar. İşin iyisi kötüsü olmaz, bir işi kim iyi yapıyorsa, onun başı daima diktir, o daima aranan insandır.
Onun için burada sizlere bir kez daha sesleniyorum, herkesin meslek sahibi olması ve bir işi iyi yapması için ciddi kurslar açmak lazım, ciddi eğitimler vermek lazım. Bununla ilgili çok güzel tabii ki adımlar atılıyor, İŞ-KUR başta olmak üzere sizler kurslar veriyorsunuz. Ama bu işin ciddiyetini o kadar çok görüyorum ki, onun için altını çize çize tekrar burada hatırlatıyorum. Herkesi iş-güç sahibi yapmak istiyorsak önce bir işi iyi yapmasını öğretmemiz gerekir. Bir insan bir işi iyi yapmayı öğrenince ona Türkiye gibi büyük bir ülkede çok iş var sevgili vatandaşlarım. Bunu özellikle sizlerle paylaşmak istiyorum.
Türkiye'de yapacağımız çok işler var, bunları hep elbirliği içerisinde başaracağız. Onun için bugünlerde dayanışmaya, sevgiye çok daha fazla ihtiyacımız var. Dünyanın, gördüğünüz gibi hepiniz televizyonlarda gazetelerde takip ediyorsunuz, dünyanın en zengin ülkelerinde ne büyük panikler, ne büyük sıkıntılar söz konusu. Çok şükür bizde bunları görmüyoruz, ama bugünkü dünya birbirine iyilikleri ve kötülükleri çok çabuk iletiyor. Onun için hepimizin tabii ki dikkatli olması, onun için hazırlıklarımızı en iyi şekilde yapmamız da gerekmektedir. Eminim ki, bununla ilgili bütün tedbirler en iyi şekilde alınıyordur.
Ben sizlerle olmaktan duyduğum mutluluğu ve heyecanı bir kez daha ifade ediyorum. Çünkü buralar benim her zaman en çok sık gelip geçtiğim yerlerden birisi. Onun için sizlere her zaman her geldiğimde "hemşerilerim" olarak diye ifade ediyorum ve bunu inanarak da söylüyorum, çünkü böyle. Onun için sizlerin Kırşehir'in daha da ilerlemesi, daha da gelişmesi, Türkiye'nin dört bir yanının aslında birbirinden farkı yok, Hakkâri'den Edirne'ye kadar her yer bizim, bu vatan hepimizin. Siz bugün burada yaşarsınız isterseniz istediğiniz yere gidip oralarda yaşayabilirsiniz. Dolayısıyla vatanımızı, ülkemizi topyekûn zenginleştirmek, yüceltmek, hepimizin başını çok daha dik hale getirmek için gece gündüz hepimizin çalışması gerekir. Çünkü büyük bir rekabet var dünyada da Türkiye'de de, kim çok çalışırsa o çok kazanacaktır. Ve gece gündüz çalışmamız lazım, ister devlette çalışıyor olalım, ister hepimiz kendi özel işlerimizi yapıyor olalım, ister çiftçi olalım, ister esnaf olalım; bizler çok çalışalım ki çocuklarımız çok daha mutlu olsun.
Ben bir kez daha bu haftayı düzenleyenlere, herkese çok çok teşekkür ediyorum. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Hepiniz sağ olun, var olun.
Yazdır Paylaş Yukarı