
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,Saadet Partisi tarafından İstanbul Çırağan Sarayı'nda organize edilen D-8'in 29. kuruluş yıl dönümü etkinliğine katıldı. Konuşmasında Eski Başbakan Necmettin Erbakan'ı anarak D-8'in devlet hayatındaki rolüne değinen Gül, konuşmasının ana gündem maddesi olarak bölgedeki son diplomatik gelişmeleri değerlendirdi. İran-ABD Mutabakatı: "Kalıcı Bir Barış Sağlanır" İsrail'in yıllardır İran'a yönelik bir saldırı planı içinde olduğunu belirten Gül, bu süreçte Arap ülkelerinin tuzağa düşmediğini ve saldırının ABD ile İsrail tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. İran'ın uzun süredir bu tür bir tehdide karşı hazırlıklı olduğunu aktaran Gül, İran'ın direnişiyle ABD ve İsrail'in ilk kez sarsıldığını söyledi. Gül, İran ile ABD arasında sağlanan mutabakatın yeni bir zemin oluşturduğunu belirterek doğrudan şu ifadeleri kullandı: "Dolayısıyla yeni bir durum var. Ümit ederiz ki ortaya çıkan mutabakat memnuniyet verici. Tabii ki bazı tuzaklar, Ahmet Bey'in dikkat çektiği şeyler var ama bunların doğrusu aşılacağını tahmin ediyorum. Daha sonra da kalıcı bir barış sağlanır." Barışın bölge ülkeleri için ekonomik bir zorunluluk olduğunu ifade eden Gül, çatışma ortamının kaynakları nasıl tükettiğini şu sözlerle açıkladı: "Böyle bir barışın sağlanması, istikrara gelmesi esas ekonomik faaliyetleri ve ekonomik kalkınmayı besler. Yoksa tabii ki herkes savunmak için böyle bir tehlikeli günün geleceğini bildiği için varını yoğunu silahlanıp savunmaya harcayacaktır. O açıdan son gelişmeyi gayet memnuniyetle karşılıyorum." "Filistin Meselesi Batı Toplumlarında Sorgulamalara Yol Açtı" Son 30 yılda dünyada yaşanan gelişmelere değinen Gül, Filistin meselesinin her dönemde temel sorun olduğunu belirtti. Gazze'de 100 bine yakın insanın hayatını kaybetmesine yol açan sürecin dünyayı sarstığını aktaran Gül, bu durumun Batı toplumlarında hem halklar hem de elitler seviyesinde iç sorgulamalara yol açtığını ifade etti. D-8 Ülkelerine Yapısal Reform Çağrısı D-8 organizasyonunun geride kalan 30 yılına da değinen Gül, üye ülkelerden hiçbirinin henüz "gelişmiş kalkınmış ülkeler sınıfına" geçemediğini hatırlattı. Kalkınmanın yalnızca ekonomiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Gül, "Sağlam siyasi bir sistem, sağlam hukuk sistemi, yüksek insan hakları standartları, bunlar söz konusu olmadan, kalkınmadan, gelişmeden bahsetmek mümkün değil" diyerek ülkelerin gelir dağılımı adaleti ve şeffaflık konularında kendilerini sorgulamaları gerektiğini aktardı. Türkiye, Mısır, Endonezya, Pakistan ve İran'ın da aralarında bulunduğu üye ülkeler arasındaki ikili ilişkilerin geçmişteki sıkıntılı günleri geride bıraktığını belirten Gül, katılımcıların yeni hicri yılını kutlayarak konuşmasını tamamladı.