
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi'ne katılarak "Küresel Liderler Diyaloğu" oturumunda önemli değerlendirmelerde bulundu. Küresel siyasete dair çarpıcı eleştiriler getiren Gül, dünyada demokrasi ve insan hakları gibi temel değerlerin bizzat dünyaya yön veren liderler tarafından terk edildiğine dikkat çekti.
WOW Otel & Kongre Merkezi'nde gerçekleşen ve "Değişen Küresel ve Ekonomik Değerler Işığında; Avrupa Birliği'nin Sınavı" temasının işlendiği oturumda Gül, birçoğuyla görev süresi boyunca resmi temaslarda bulunduğu ve Türkiye'de ağırladığı Arnavutluk, Sırbistan, Slovenya ve Hırvatistan gibi bölge ülkelerinin eski devlet başkanlarıyla bir araya geldi.
"Dünyaya Yön Veren Liderler Demokrasiyi Konuşmayı Bıraktı"
Küresel değişim ve dönüşümün artık sorgulanmayan bir gerçek olduğunu belirten 11. Cumhurbaşkanı Gül, kural temelli uluslararası düzenin tamamen göz ardı edildiği bir dönemden geçildiğini vurguladı. Gül, "Dünyaya yön veren liderlerin konuşmalarına baktığımızda demokrasi, insan hakları, uluslararası hukuk artık mevzubahis olmuyor, hiç hatırlatılmıyor," diyerek uluslararası sistemdeki yozlaşmaya dikkat çekti.
Filistin, Lübnan ve İran'a yönelik saldırıların bu acınası durumun en somut ifadeleri olduğunu belirten Gül, Amerika Birleşik Devletleri'ni sert bir dille eleştirdi. ABD'nin İsrail'in uluslararası hukuk tanımazlığını sadece kabul etmekle kalmayıp meşrulaştırmaya çalıştığını ifade eden Gül, bu durumun dünyayı hak temelli değil "güç temelli" bir kaosa sürüklediğini belirtti.
ABD Yalnızlaşıyor, Körfez Alternatif Arıyor
Uluslararası kuralları kendi çıkarları için aşındıran büyük güçlerin uzun vadede bundan zarar göreceğini ifade eden Gül, ABD'nin İran savaşı ile birlikte bu durumu fiilen yaşadığını söyledi. Gül, "Eskiden Körfez'deki ülkelerin güvenlik garantörü olarak bilinen ABD, artık oradaki ülkelere yönelik saldırıların sebebi haline gelmiş vaziyette," diyerek bölge ülkelerinin artık yumurtalarını tek sepete koymayıp farklı politikalara yöneleceğini ve ABD'den uzaklaşmanın hızlanacağını vurguladı.
Avrupa'ya "Öz Gücünü Hatırla" ve "Geniş Avrupa" Çağrısı
ABD'nin Avrupa'ya yönelik kırıcı davranışlarının Avrupa için aslında bir fırsata çevrilmesi gerektiğini belirten Gül, Avrupa'nın demokrasinin ve kuralların merkezi olduğunu hatırlaması ve sessiz kalarak prestij kaybetmemesi gerektiğini ifade etti.
Avrupa'yı sadece Avrupa Birliği sınırlarına hapsetmenin tarihi bir hata olacağının altını çizen Gül, "Dar bir Avrupa yerine daha geniş bir Avrupa'yı kucaklamak gerekir. Demokrasi ve hukukun yayıldığı yer olan Avrupa Konseyi'ne, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne baktığımızda bu geniş Avrupa'yı görüyoruz," ifadelerini kullandı. Gül, güvenlik söz konusu olduğunda İngiltere'den Türkiye'ye kadar uzanan kapsayıcı bir işbirliğinin şart olduğunu belirtti.
Ekonomik Kalkınmanın Temeli: Evin İçini Düzene Sokmak
Uluslararası vizyonun yanı sıra ülkelerin iç dinamiklerine de değinen Gül, ekonomik kalkınmanın ve refahın ancak hukukun üstünlüğü ve şeffaflıkla mümkün olabileceğini vurguladı. "Her ülkenin kendi evi ne kadar düzgün olursa, kurallar ne kadar düzgün işler ve kaynaklar ne kadar şeffaf dağıtılırsa, ekonomik kalkınma o kadar hızlanır," diyen Gül, bunun temel bir tarihi gerçek olduğunu hatırlattı.
Gazze ve İran'da Yapay Zeka Tehlikesi
Gelişen teknolojilerin devletler için yarattığı yeni tehditlere de özel bir parantez açan Gül, yapay zekanın savaşlarda kullanılmasının getirdiği yıkıcı etkilere dikkat çekti. Gül, "Yapay zekanın Gazze ve İran savaşlarında kullanıldığını ve bunun ahlaki sınırları nasıl aştığını görüyoruz," diyerek bu alanların ve Bitcoin gibi kontrolü zor finansal varlıkların devletlerin ortak işbirliğiyle kurallara bağlanması gerektiğini belirtti.
Konuşmasını "yeni normal" kavramına yönelik bir uyarıyla tamamlayan 11. Cumhurbaşkanı Gül, "Eğer 'yeni normal' diye daha düşük standartlı bir demokrasiyi, daha geri bir hukuku ve insan haklarını kabullenirsek, bu sadece kötülükleri ve gelecekteki acıları davet eder," diyerek insanı merkeze alan temel değerlerin ne pahasına olursa olsun korunması gerektiğini vurguladı.