Cumhurbaşkanı Gül, A400M Uçağı’nın Hava Kuvvetleri Komutanlığına Teslim Törenine Katıldı

12.05.2014
Yazdır Paylaş Yazıları Büyült Yazıları Küçült
Cumhurbaşkanı Gül, A400M Uçağı’nın Hava Kuvvetleri Komutanlığına Teslim Törenine Katıldı

 

Türkiye’nin de üretim ortağı olduğu “Atlas” isimli A400M Uçağı’nın Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığında gerçekleştirilen Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim törenine katılan Cumhurbaşkanı Gül, Fransa’nın ardından A400M’i envanterine geçiren ikinci ülkenin Türkiye olduğunu kaydederek, “Türkiye bugün güçlü ekonomisiyle hiç ara vermeden TSK’nin ihtiyaçlarını gayet kararlı bir şekilde karşılamaya devam etmektedir” dedi. 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin de üretim ortağı olduğu “Atlas” isimli A400M Uçağı’nın Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığında gerçekleştirilen Hava Kuvvetleri Komutanlığına Teslim Törenine katıldı. 

Cumhurbaşkanı Gül törende yaptığı konuşmada, törene katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 

Türkiye’nin, araba yapmadan önce uçak yapan ülkelerden birisi olduğuna işarete eden Cumhurbaşkanı Gül, “Bugün büyük bir gururla ve memnuniyetle görüyoruz ki dünyanın en gelişmiş bu uçaklarına ortak olan, onların üretiminde paydaş olan ülkelerden biri haline gelmiş vaziyetteyiz. Küresel kriz ortamında birçok ülke savunma harcamalarından çok büyük tasarruflar yaparken Türkiye bugün güçlü ekonomisiyle hiç ara vermeden TSK’nin ihtiyaçlarını gayet kararlı bir şekilde karşılamaya devam etmektedir. Bundan da büyük bir tabii ki mutluluk duyuyoruz” dedi. 

“TÜRKİYE, GÜVENLİK VE SAVUNMA STRATEJİLERİ BAKIMINDAN KOLAY BİR BÖLGEDE DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin güvenlik ve savunma stratejileri bakımından çok kolay bir bölgede olmadığına da dikkat çekerek şöyle söyledi: “NATO haritalarına baktığınızda dünyadaki çatışma bölgelerinin, birçok sıkıntının Türkiye’nin çevresinde gerçekleştiği ve belki de yine uzun bir süre Türkiye’nin yer aldığı bu coğrafyada bu tip sıkıntıların devam edeceği bir gerçektir. Şüphesiz ki Türkiye’yi yönetenler ve idare edenler de tehdit algılamaları çerçevesinde Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığını artırmak ihtiyaç olduğunda gereken cevapları verebilmesi için de her türlü ihtiyacı karşılamakta hep kararlı olmuşlardır. Bu anlayışla Şubat ayında havadan erken uyarı uçaklarını, Awacs’ları yine Konya’da yapılan böyle bir merasimle almıştık ve Hava Kuvvetlerimizi çok daha kuvvetli hale getirmiştik.” 

“HAVA NAKLİYE FİLOMUZU, GELECEĞİN ULUSLARARASI ASKERÎ NAKLİYE UÇAKLARI İLE GÜÇLENDİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Gül, “Bugün de hava nakliye filomuzu, geleceğin uluslararası askerî nakliye uçakları ile donatarak çok daha güçlü hale getirmenin gururunu hep beraber yaşıyoruz. Toplam 10 uçak olacak, ilkini bugün devralıyoruz. Sunulan takvim çerçevesinde uçakların hepsi tamamlanacaktır. Aslında bu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kapasitesinin ‘upgrade’ edilmesi yani mevcut kapasitesinin yükseltilmesi anlamına gelmektir. ‘Upgrade’ sözünü özellikle kullandım çünkü C160 ve C130’lar şu anda envanterimizde, kullanıyoruz. Bunları yeri geldiğinde nasıl kullandığımızı Hava Kuvvetleri Komutanımız anlattı. Irak’taki özel polis kuvvetlerimizin gelişinde, gidişinde, Afganistan’da ISAF’ta, Libya’da, tabiî afetler söz konusu olduğunda Van’da, Pakistan’da bu uçakları kullandık. Ama bunların daha modernlerini, daha büyüklerini, daha büyük yük taşıyanlarını ve daha uzak mesafelere gidenlerini almaya başladık. Bu TSK’nin, Hava Kuvvetlerimizin gücünün, kapasitesinin artırılışının göstergesidir.” 

NATO BÜNYESİNDEKİ YENİ KUVVET YAPISI

Bugün stratejik açıdan çok önemli, NATO bünyesindeki yeni kuvvet yapısı ve stratejik yetenek geliştirme programları ile uyumlu bir adım atıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, bu tür yeteneklerin NATO’nun diğer unsurlarıyla çalışabilir şekilde geliştirilmesinin, NATO’nun 2012’de, kendisinin de katılımıyla Chicago’da yapılan zirvesinde karara bağlandığını anımsattı. Cumhurbaşkanı Gül, “Bu kararlar uygulanıyor ve bütün müttefiklerle yeri geldiğinde ortak hareket edebilecek kapasiteye ulaşıyoruz. Chicago’da kabul ettiğimiz savunma paketinin önemli bir parçası olan bu uçakları, maliyet-etkinlik dengesini de en iyi şekilde gözeten çok uluslu bir proje dâhilinde müttefiklerimizle ortak geliştiriyoruz” dedi. 

“BU TÜR BÜYÜK PROJELER UZUN VADELİ PROJELERDİR”

Cumhurbaşkanı Gül, projeye Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve Belçika’nın da katıldığını, bu tür büyük projelerin uzun vadeli olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Gül, “Günü geldiğinde doğru kararlar alınmazsa büyük fırsatlar kaçar gider. Bu vesileyle geçmiş yöneticilere, değerli komutanlara teşekkür etmek istiyorum'” diyerek, 1985’te başlayan süreç düşünüldüğünde birçok devlet adamı ve komutanın bu projenin içinde yer aldığını anımsattı. 

Cumhurbaşkanı Gül, “Önemli noktalarda önemli kararlar alındığı için bugün bu mutluluğu yaşıyoruz. Bundan sonra da şüphesiz ki böyle olacaktır. Millî Savunma Bakanı’nın anlattığı projelerin de teslimatı, envantere girişi, yeri geldiğinde ihracatı, muhakkak ki seneler alacaktır. Ama bu tarihî kararlara imzaları atanlar şüphesiz ki görevlerini devletimize ve milletimize karşı yapmanın da gururunu da her zaman taşıyacaktır” dedi. 

Soğuk Savaş sonrası ortaya çıkan yeni güvenlik risk ve tehditlerinin kuvvet yapılarının gözden geçirilmesini zaruri kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, birçok ülke gibi TSK’nın da savunma reformu yaptığını belirtti. 

“SAVAŞTAN KAÇINMAK EN BÜYÜK ARZUMUZDUR AMA BARIŞI SAĞLAYABİLMEK İÇİN DE HER ŞEYE HAZIR OLMALIYIZ”

Artık konvansiyonel, sabit birlikler kadar seyyar, mobil birliklerden uzak mesafelere süratli konuşlandırılabilir, esnek kuvvetlere de ihtiyaç bulunduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Gül, “Bugünkü savaşlar dünkü savaşlar gibi değildir. Yakın tarihimizde yaşanan bazı örnekler bunu göstermiştir. Dolayısıyla ihtiyaç olduğunda bundan sonraki savaşlara, savaşlardan kaçınmak en büyük arzumuzdur ama barışı sağlayabilmek için de, barış ve huzur içerisinde yaşayabilmek için de eğer şart olursa ona hazır olduğumuzu da gösterebilmek mecburiyetindeyiz. Bunun için güçlü, konvansiyonel birliklerin süratli bir şekilde uzak mesafelere taşınabilmesi kabiliyetini bugün elde ediyoruz. Müttefiklerimiz ile birlikte de yeri geldiğinde bu güçleri kullanabileceğimizi söyledim biraz önce. NATO’da deklare edilen 3. Kolordu bu anlamda göreve her zaman hazırdır ve görevini en başarılı şekilde yapmaktadır. Uzak mesafelere süratle kaydırılması gereken sadece askerler değil, gelişmiş silahlar, teçhizatlar ve diğer malzemelerdir. Burada yalnız top tüfek gibi hafif askeri malzemelerden söz etmiyoruz. Bugün hava filomuza kattığımız A400M nakliye uçakları küçük uçak, tank, helikopter, zırhlı muharebe araçları, top ve obüs gibi daha sofistike harp araçlarını ve büyük yükleri de uzak mesafelere en süratli şekilde götürebilecek güçtedir. En önemli avantajları da çok ağır ve hacimli kargoları binlerce kilometre uzağa götürebilmesidir. Unutulmamalıdır ki, bu ölçekte bir taşıma kapasitesi ve hız günümüzün harp şartlarında askeri mücadelenin kaderini tayin edebilecek niteliktedir. Ayrıca sınırlarımızın ötesindeki operasyonlara katılımlarımız bakımından da son derece önemlidir. Bunun için attığımız adım çok değerlidir” dedi. 

FRANSA’NIN ARDINDAN A400M’E SAHİP İKİNCİ ÜLKE TÜRKİYE

Çok fazla ülkenin bu tür uçaklara sahip olmadığını, Fransa’nın ardından A400M’i envanterine geçiren ikinci ülkenin Türkiye olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, bu uçakları üreten konsorsiyumda Türk savunma sanayi şirketlerinin bulunmasının da gurur kaynağı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, “Bazıları uçakları sadece paramızla alıp kullanıyoruz zannedebilirler. Hayır, aldığımız uçakların bir kısmını da biz yapıyoruz. Bu uçaklar tanıtılırken bu konsorsiyumdaki ülkelerin bayrakları yanında Türk bayrağı da vardı ve var olmaya da devam edecek bu şekilde” diye konuştu. 

“BU UÇAK TÜRKİYE’NİN CAYDIRICILIĞINA KATKI SAĞLAYACAKTIR”

Bu uçaklarla Türkiye’nin, NATO, AB ve BM’nin insani yardım ve barışı koruma operasyonlarına katkı potansiyelini göstererek insanlığa olan borcun da en süratli şekilde karşılanacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, “Hiç şüphesiz ki Türkiye’nin caydırıcılığı, etkinliği, uluslararası görünürlüğü ve prestijinin artırılmasına büyük katkı sağlamaktadır. O bakımdan bu uçakların envanterimize katılmasını çok önemsiyor, ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum” değerlendirmesinde bulundu. 

EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR

Hükümete, Genelkurmay Başkanlığına, Milli Savunma Bakanlığına, Hava Kuvvetleri Komutanlığına, sanayi sektörü çalışanlarına, ortaklara ve özellikle de geçmişte bu kararların alınmasında imza atan bütün komutanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Gül, “Dünyada çok az ülkenin hava kuvvetlerinin tarihi 100 yıldır. Bunlardan biri de Türkiye’dir. Bundan dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerimizi, Hava Kuvvetlerimizi bir kez daha tebrik ediyorum ve uçakların hayırlı olmasını temenni ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı. 

Cumhurbaşkanı Gül’ün konuşmasının ardından A400M stratejik ulaştırma uçağına ilişkin kısa film gösterisi gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekiler uçağın önünde fotoğraf çektirdikten sonra uçağın içine geçerek yetkililerden bilgi aldı. Törene, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, bazı emekli hava kuvvetleri komutanları ve çok sayıda davetli katıldı.

Tüm Haberler

Yazdır Paylaş Yukarı