
Pakistan Cumhurbaşkanı Zardari ile düzenlediği basın toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Gül, hem Avrupa hem de Asya kıtasında bulunan Türkiye'nin, Gümrük Birliği’nin tam üyesi olduğuna dikkat çekerek, Pakistan'ın Avrupa ile ilişkilerinde Türkiye'den çok faydalanabileceğini ifade etti.
Pakistanlı bir basın mensubunun Türkiye'nin Pakistan'ın Avrupa pazarlarına erişimine nasıl yardımcı olacağına ilişkin sorusuna, hem Avrupa hem de Asya kıtasında bulunan Türkiye'nin, Gümrük Birliği’nin tam üyesi olduğuna dikkat çekti. Pakistan'ın Avrupa ile ilişkilerinde Türkiye'den çok faydalanabileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, “Pakistan’ın Türkiye'deki bütün yatırımları, Türkiye'deki ortaklarıyla kuracağı bütün yatırımları buradan direkt olarak Avrupa piyasasına gümrüksüz gidebilir” dedi.
TÜRK YATIRIMCILARIN PAKİSTAN'A YAPACAKLARI YATIRIMLARIN ÖNEMİ
Cumhurbaşkanı Gül, Türk yatırımcıların Pakistan'a yapacakları yatırımların önemine de işaret ederek, özellikle tekstil sektöründe birçok Türk firmasının Pakistan'a yatırım yaptığını, bunların ihracatında yine Türk firmalarının Avrupa pazarını çok iyi bildikleri için katkısının söz konusu olabileceğini bildirdi. Ayrıca ulaşım açısından da, THY’nin Avrupa’nın bütün şehirlerine uçuşları bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, diğer yandan sözü edilen demiryolu projesinin de buna önemli katkıları olacağını söyledi.
“Türkiye'de Taliban Ofisinin kurulmasına dair görüşmeler yapıldığını biliyoruz? Bu görüşmeler hangi aşamada, bir büro açılacak mı?” şeklindeki bir soruya cevaben de Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye ve Pakistan'ın, Afganistan'ın istikrara kavuşması ve her şeyin normalleşmesi için çok uğraştıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Gül, Pakistan'ın Afganistan ile sınır olması nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkilerin çok daha farklı, daha derin olduğunu, siyasi, tarihî, kültürel açıdan Afganistan'a çok yakın bir ülke olan Türkiye'nin de her bakımdan yardımcı olduğunu kaydetti.
TÜRKİYE-AFGANİSTAN İLİŞKİLERİ
Türkiye'nin ISAF'ın komutanlığını yaptığını hatırlatarak, ülkede 2 bine yakın Türk askeri bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, askerî katkılardan daha ziyade sağlık, eğitim ve ekonomik kalkınma konusunda da çok büyük yardımlarda bulunulduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin tarihinin en büyük yardım paketini bu ülkeye yaptığını belirtti. Konuşmasında, “Bütün bu ilişkilerimizden gördüğümüz şu, “Afganistan'ı sadece askerî yöntemlerle değil, Afgan halkının kalbini ve gönlünü de kazanarak Afganistan'da normalleşme sağlanır” kanaatine biz hâkimiz ve bunu her platformda, başta NATO toplantıları olmak üzere devamlı, ısrarla söyleyen bir ülkeyiz. 2011 yılı Afganistan için kritik yıldır, geçiş dönemini yaşıyorlar. Yabancı güçlerin çekilmeye başlayacağı bir yıldır. Afgan Millî Ordusunun ve polisinin artık bölgeyi devralma sürecinin başlayacağı bir yıldır. Böyle bir dönem içerisinde Afganistan'ın kendi içerisinde birliğini, bütünlüğünü sağlaması konusunda bütün imkânlarımızı kullanıyoruz. Bunu yaparken başta Afganistan Cumhurbaşkanı Karzai olmak üzere bütün Afganistan otoriteleri, yetkilileriyle de iş birliği içindeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin Afganistan ile ilişkilerine çok geniş bir kapsamda bakmak gerektiğini belirtti.
TÜRKİYE’NİN AMACI: “AFGANİSTAN'DA KALICI BARIŞIN VE İSTİKRARIN SAĞLANMASI”
Türkiye’nin amacının Afganistan'da kalıcı barışın ve istikrarın sağlanması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, “Bu yönde her alanda faaliyetlerimizi yürütüyoruz, ama bunları bir iş birliği ve koordinasyon içerisinde, Afganlı yetkililerle, otoritelerle yürütüyoruz" dedi.
TÜRKİYE-PAKİSTAN-AFGANİSTAN ARASINDA KURUMSAL ÇALIŞMA ORTAMI OLUŞTURULDU
Türkiye-Pakistan-Afganistan arasında üçlü zirve toplantılarının beşincisinin İstanbul’da yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Gül, bu toplantılarda sadece cumhurbaşkanlarının değil, genelkurmay başkanlarının, istihbarat başkanlarının ve zaman zaman da ilgili bakanların bir araya geldiğini ve kurumsal çalışma ortamının oluşturulduğunu söyledi. Bu çalışmanın en önemli görünür başarısının az önce sözü edilen üç ülkenin ortak tatbikatının olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, bu tatbikatın bir hafta süre ile gerçekleştiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Gül açıklamasında, “Çok geniş bir çerçeve içerisinde biz Afganistan konusuyla ilgileniyoruz. Barışa katkı yapabileceğimiz, kalıcı barışı sağlayabileceğimiz her türlü faaliyetin içerisinde olacağız ve olmaya da devam edeceğiz. Bunları sadece Afganistan ile değil, Pakistan ile de koordinasyon içinde yapıyoruz” dedi.
PAKİSTAN’IN ENERJİ SORUNLARI
Cumhurbaşkanı Gül, “Pakistan, enerji açığı yaşamakta olan bir ülke. Türkiye, bu anlamda Pakistan ile enerji krizinin aşılması için bir çalışma içinde mi?” sorusuna da, Pakistan'ın enerji sorunlarını çok yakından bildiğini belirterek, “Pakistan'ın dostu olarak da yakından ilgileniyorum” dedi. Pakistan'a yaptığı ziyarette, birçok büyük enerji firmasını beraberinde Pakistan'a götürdüğünü, orada bütün ilgililerle görüşmelerini sağladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, ilk etapta Kartek isimli bir Türk şirketinin gemiler üzerinde enerji santralleriyle Karaçi'ye gittiğini, elektrik ürettiğini ve Karaçi'nin büyük ihtiyacını karşıladığını bildirdi. Cumhurbaşkanı Gül, rüzgar enerjisiyle ilgilenen büyük bir Türk şirketinin de Pakistan'da yatırım yapmayı arzu ettiğini söyledi.
Pakistan'ın kömür kaynaklarının çok zengin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, “Ben Türkiye'deki bütün büyük enerji şirketlerinin, çok özel bir şekilde hepsinin Pakistan'da yatırım yapmalarını ve bu enerji konusunda katkı sağlamalarını arzu ediyorum. Bunun fiili olarak ilk katkıları da başlamış vaziyette” dedi.
ABD'NİN ANKARA BÜYÜKELÇİSİNİN AÇIKLAMALARI
“ABD Dışişleri Bakanlığının insan hakları raporunda, Türkiye'de basın özgürlüğü konusunda gerileme olduğuna ilişkin yorumlar yer aldı. Bugün de ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone'nın basın özgürlüğüne ilişkin açıklaması vardı. ABD'den yapılan bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki bir basın mensubunun sorusuna, Cumhurbaşkanı Gül, "Bu konuyla ilgili benim düşüncelerimi biliyorsunuz. Daha önce çok kere kendi düşüncelerimi paylaşmıştım. Burada bir büyükelçinin görüşleri üzerine yorum yapmam söz konusu olamaz tabii” yanıtını verdi.